19 Mart 2013 Salı

FETULLAH TERÖR ÖRGÜTÜ ŞİMDİ İKTİDAR


FETULLAH TERÖR ÖRGÜTÜ ŞİMDİ İKTİDAR


            Ülkemizi adım adım Şeriat’a götüren Tayyip ve Çete’sinin karanlık icraatlarına yedi senedir tanık oluyoruz.
           Hırsızlıklar, yolsuzluklar, vurgunlar…
           Kayırmalar, atamalar, baskılar…
           Yalanlar,dolanlar, dümenler…
           Kalleşlikler ve her türlüsünden namussuzluklar…
           … ve en önemlisi faili meçhul(!) cinayetler…
           Fethullahçıların Emniyet Teşkilatı’nı tamamen ele geçirmesi…  
           MİT’in bitirilmesi ve yerine AKPİT’in kurulması…       
           Türk Ceza Yasaları’nın kökten değiştirilmesi…
           Sonrasında cezaevlerinde suçlular ordusu…
           “Yeşil Devrim”e giden yoluna taş koyulması…
           Kapatma davaları...
           Alman savcıların Tayyip’e yönelik karapara suçlaması…
           Daha neler, neler…  İnternet sitemi okuyun,  yeter…
           Tayyip durur mu? O da başka defterler açtı: Ergenekon…
           Dedi ki: “Sizler benim yoluma taş koyarsanız, ben de sizleri linç ederim…”
           Dediğini de yaptı:  Atatürkçüler ve Paşa’lar şimdi kodeste, terör suçlusu.
           “Şeriat Devleti kurmaya yönelik” bir çok belgeler orta yere dökülürken…
           Anayasa Mahkemesi’nin Hakimleri bir fazla ikiye bölündü:
           Altı Hakim “kapatılsın”a hükmederken... Beş Hakim “kapatılmasın fakat ceza verilsin” dedi.
           Azınlık teşkil eden beş Hakim’in dediği oldu. Oysa demokrasilerde çoğunluğun dediği olur. Hangi taraf bir fazlaysa, çoğunluk odur.
           Devletimin de, yasalarının da tutarsızlığı işte bu şekilde ispatlıydı.
           Oy çokluğuna rağmen, hırsızlıklarına ve tarikatçılığına rağmen kazanan Hizbullahçı Tayyip ve Şeriatçı  Çete’si oldu.
           84 hırsızlık davasından AK’lanamamış bir şahısın Başbakanlık makamında oturmaya devam edeceğini öğrenen halkımız, beş Hakim’e lanetler yağdırdı.
           Oysa Tayyip ve Şeriat’çı Çete’si bu davada sabıkalanmıştı.
           Çünkü 1 OY fazlaydı. Altı Hakim, Tayyip ve Çete’sini suçlu bulmuştu.
           Fakat çarpık demokrasimiz Hizbullahçı Tayyip’in yanındaydı:
           “AKP’nin kapatılması için 7 Oy gerekiyor…”
           İşte bizim Adalet anlayışımız…
           Oysa demokrasiyi seçmiş ülkelerde 1 oy fazlalık hangi taraftaysa, güç onların elindedir.
           Amerikan Mahkemelerinde de böyledir, Avrupa Mahkemelerinde de…
           Afrika’nın ilkel kabilelerinde de öyledir, “onur”un erdemini bilen ve harakiri yaparak ispat edenlerin ülkelerinde de böyle…
           Fakat ülkemde bu böyle değil: 5 her zaman 6’dan büyüktür…
           Oysa Hizbullahçı Tayyip ve Şeriat’çı Çete’si bu davada sabıkalanmıştır.
           “Para cezasına hükmedilmiştir…”
           Para cezaları sabıkaya işlenmemesi sebebiyle, Tayyip ve Çete’sinin aldığı para cezası sabıka kaydına işlenmedi.
           Tayip aslında para cezası almadı. Her yıl partilere ödenen PAY’dan mahrum edildi… Bunun neresinde ceza var?
           Tayyip’in ve Çete’sinin bu paraya ihtiyacı yoktu… Devletin ödediği para Şeriatçı hırsızlar için viskinin yanında “çerez parası”ydı…
           Amerika’dan, Kuveyt’ten, Sudi Arabistan’dan gelenlerin yanında…
           Almanya Deniz Feneri Hırsızları’nın aktarılan karaparaların yanında…
           Türk Deniz Feneri Hırsızları’nın teslim ettiklerinin yanında devede kulak.
           Tayyip’in  Devlet Ödeneği’ne ihtiyacı yok ki…
           Oysa bu “ödenek”in, yeni bir kanunla ortadan kaldırılması gerekiyor.
           Nasıl ki “bağımsız”  aday olan bir şahısa:
           “Devlet memurunun aldığı en yüksek maaşın bürüt tutarını önce yatır, sonra aday ol” deniyorsa… Demokrasi çiğneniyorsa…
           Parti üyesi olan “aday”lardan da aynı parayı alacaksın…
           Hatta partilerden para alacaksın…
           “Ödenek” diyerek Milletin parasını namussuzlara peşkeş çekmeyeceksin…
           KDV, ÖTV, İTV diyerek Milletten zorla gasp edilen Milletin parasını namussuz hortumculara peşkeş çekmeyeceksin…
           Hizbullahçı Hırsız Tayyip gibi…
           Her parti kendi yağında kavrulacak: BBP gibi…
           Her kimse kendi yağında kavrulacak: Rahmetli Muhsin gibi…
           Emaneti devralan şerefsizler de caka satacak SARAR’larda…
           Muhalefet denen mevhumun ne olduğunu idrak edemeyen zavallılar gibi..
           ….
          
           Ülkemiz ve Milletimiz uçurumun hemen yanı başına getirildi.
           Çelme takmak için Amerikalarda, yeni talimatlar peşinde koşturan Hizbullahçı hırsız Tayyip, Hocafendisinden ve masonlardan yeni taktikler alırken… Kalleşliklerine yenilerini eklerken…
           PKK çapulcuları da artık tamamen şehirlere indi…
           Dağda bayırda eşkiya aramaya gerek kalmadı.
           İşte buyurun, hepsi sokaklarda…
           Tayyip’ten aldıkları güç ve destekle hepsi meydanlarda boy gösterisinde.
           Esnafı bezdirme, sokakları cehenneme çevirme taktikleri…
           Devletimizin polisi elini dahi kaldıramıyor…
           Copunu belinden çıkaramıyor…
           Elini, belindeki silaha atamıyor…
           Emir büyük yerden, Tayyip’ten: “Sakın çapulcuma dokunma…”
           Eğer o copu ve silahı, işte o çapulcular ellerine bir geçirse…
           Polisin alnına sıkarlar…  Gazetecileri davul ederler…
           Show TV muhabiri kızımızın kafasına yediği taşı görmeyen var mı?
           Muhabir aynı taşı sahibine geri atsa, haber olur, Avrupa ayaklanır…
           Çapulcu artık tamamen Tayyip’ine güveniyor…
           Nasıl olsa ceza yok.. Cezadan muaflar… Bir bir salıveriliyorlar…
           Mehmetçiklerimizi katledenler, kalleş pusularda boy gösterenler işte bu eşkiyalar değil de kimdir?
           Yedi Mehmed’imizin canını kalleşçe alanlar, PKK denen namussuzlar sürüsü değil de kimdir?
           Nasıl affedersin de salarsın sokaklara?
           Hangisinin suça karışmadığını nasıl bilebilirsin?
           Müneccim boku mu yedin?
           Allah belanı versin…
           ….
         
           Reşadiye’de katledilen 7 Mehmetçiğimiz konusuna girmeyeceğim.
           Benim gözümde, katledilen on binlerce şehidimizden farkı yok.
           Şimdiye kadar hep şehitlerimizin anaları ağladı…
           Kısa bir zaman sonra, Mehmetçiklerimizi katlettirenlerin anaları ağlayacak…  Hizbullahçı Tayyip ve Şeriat’çı ÇETE’sinin anaları…
           … ve zamanı geliyor… Çıktıkları deliğe girecekler…
           ….

           TRT ve ATV isminde iki kanal var: Hizbullahçı Tayyip’in borazanlığını yaparlar.  
           Reşadiye’de katledilen Mehmetçiklerimize sahiplenirler…
           Reşadiye katliamının  “karanlık güçler”in provokasyonu olduğunu, “Kürt Açılımı”na yönelik oyun olduğunu  anlatırlar ve ardından Ergenekon’la bağlantısını hemen yaparlar:
          “Tokat ili, Ergenekoncuların buluştukları önemli yer”  derler…
           Ardından da “Bu hain olayı PKK üstlendi” haberini geçerler…
           Hainlerin borazanlığını yapan bu iki hain kanalın hangi haberi doğru?
           Katleden kalleşler Ergenekoncu mu, PKK’lı mı?
           Oysa katliamı yapanlar Hizbullah Terör Örgütü’dür. Çünkü Tokat ve civarında bir tek PKK’lı bulamazsınız, zaten cesaret edemezler…
           Çünkü Tokat ve çevresi tamamen MHP’lidir ve asla PKK’lılar barınamaz.
           Katliamı üstlenen PKK’lılar ise, Hizbullah’a (Yani Fethullah Terör Örgütü’ne) JEST yapmışlar ve katliamı “sözde” üstlenmişlerdir.
           Yedi Mehmetçiğimizin katili Başbakan Tayyip’dir.
           Çünkü Hizbullah Terör Örgütü’nün lideridir.
           Çünkü yedi Mehmetçiğimizi pusuya düşürenler Hizbullahçı polislerdir.
           AKPİT’tir…
           Tayyip’in “taş altına sakladığı” imam ajanlarıdır.
           İnanmak isteyen araştırır ve Mehmetçiklerimizin vücutlarındaki mermileri balistiğe gönderir, sonucunu da öğrenir.
           Bu katliam Tayyip’in tezgahlarından biridir.
           Ergenekoncuların üzerine sarılmak istenmiş…
           PKK’lı ahmaklar da Reşadiye katliamını “sözde” üstlenerek Tayyip’in tezgahını bozmuştur.
           Kısacası: Her hainin pisliği, kendi ayağına dolanmıştır.
           Bunun adı: İLAHİ ADALET’tir…
           Tayyip Rum ve Gürcü tohumu olduğu için, İLAHİ ADALET’i henüz idrak edememiştir…
           Fethullah Terör Örgütü’nü ortaya çıkaran Necip Hablemitoğlu’nun söylediklerine bakalım: “Fethullahçıların Emniyet içindeki kadroları, Türk Silahlı Kuvvetlerine karşı denge sağlama çabalarının sonucudur. Devletin ele geçirildiği, sistemin bütünüyle değiştirildiği, alternatif silahlı kuvvetlerin Türk Silahlı Kuvvetleri’ne karşı kullanılması olasılığından, moral anlamda sıkça söz edilmektedir.
           Diyor ki: “Fethullah ve örgütü, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne alternatif olarak ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ne karşı kullanmak için kendi silahlı kuvvetlerini kurmaktalar.”
           Ve diyor ki: “Emniyet teşkilatımız Fethullahçıların eline geçti…
           Rahmetli Necip…  Anlattıklarının canlı şahidiyim. Fakat ülkemiz, yaşadıklarımı dinlemek istemeyen hain savcılarla dolu…
           Hepsi de Tayyip’in eşeği…
           Hepsi de Tayyip’in eşkiyası…
           Allah belanızı versin…
           Verecek…
           Darağacını bekleyin…
           ….

          DTP’yi kapatma davasına gelince…         
          Bence DTP’yi değil, AKP’yi kapatın…
          Çünkü AKP, DTP’den bin kat fazla tehlike…
          “Kürt Açılımı” diyerek Güneydoğu halkını isyana, PKK’lıları sokak terörüne sevkeden AKP ve Şeriat’çı Çete’sidir.
          AKP kapatılmadıkça açılımlar-saçılımlar bitmez…
          AKP kapatılmadıkça Ergenekon davaları  bitmez…
          AKP kapatılmadıkça Atatürkçüler, Paşa’lar cezaevlerinde mefta olur…
          AKP kapatılmadıkça Deniz Feneri Boklu Kuyusu da açılmaz…
          Akıllı olun…
          Kapatın şu Şeriat’çı Hırsız Çetesi’ni…
          Dürün defterini…                
          Ömür boyu siyasetten yasaklayın…
          Hizbullah’ın kurucusu Erbakan çakalını da unutmayın…
          Yaşamış yaşayacağı kadar, asın gitsin…
          Vatandaş Kenan’ı da “tanık” olarak dinleyin…
          Ergenekon itirafçısı  Hanefi Avcı gibi…
          Kimler hain, ispat edelim…
          DTP’yi kapatmaya gerek yok…
          DTP’nin ve PKK denen it soylarının hakkından Türk Milleti gelir…    
          İnanmıyor musunuz?
          Sadece bir adım kaldı…
          Albaylarla, yarbaylarla, fosgenerallerle bu iş olmaz…
          Tayyip ve eşkiyasının tehlikeli oyunlarını bozma zamanı artık gelmeli…
          Ülkemiz cehenneme dönmeden…
                                                                                                                      11/12/2009
           NOT:  1). Türk silahlı Kuvvetleri’nin bir parçası olan Jandarma, Tayyip ve Şeriatçı ÇETE’si tarafından “mefta” ediliyor…
                              Hani beş senedir kamuoyuna diyordum ya: Tayyip’in Hocafendisi Hazreti Fethullah,  Tayyip’e emir verdi: “Sırtınız ABD’ye verin, Türk ordusunu bitirin”…
                              İşte Türk Ordusu böyle bitirilir…
                              Önce generaller, Fosgeneralliğe terfi edilir…
                              Sonra  Jandarma…    Ya sonra?
                              Dedim ya: Tayyip’in yolu darağacına gidiyor…
                              Celladının adı da Vatandaş Kenan…



RÜŞVET YİYEREK SÜREKLİ SAYFALARIMIZI SİLEN FACEBOOK HESAPLARIMIZI KAPATTIK. BUNDAN SONRA SADECE TWİTTER’DEYİZ:

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder