19 Mart 2013 Salı

SİCİLİ BOZUK HIRSIZLAR ANAYASA YAPARSA NE OLUR?



SİCİLİ BOZUK HIRSIZLAR ANAYASA YAPARSA NE OLUR?


               AKP isimli zift karası partinin elebaşları olarak, özellikle Hükümet kanadını oluşturan şahısların geçmişlerine şöyle bir baktığımızda, tamamının yüz kızartıcı suçlar işledikleri, Türkiye Cumhuriyeti Adaleti önünde AK’lanamadıkları, bazılarının davalarının askıya alındığı, bazılarının zaman aşımına uğratıldığı, bazılarının da kendi kendilerine “yargılanmasına gerek yok” kararlarıyla pislik işlerden kurtuldukları ortadadır.
              “Tayyip’in Şeriatçı Hırsız Çetesi”  adını verdiğimiz ve İstanbul  Büyükşehir Belediyesi’ndeki görevlerinde çok sayıda yolsuzluklara ve hırsızlıklara adı karışmış bu HIRSIZLIK ÇETESİ’nin, Tayyip yönetimli hükümet içinde de çok büyük çaplı hırsızlıklara ve yolsuzluklara karıştıkları da ortadadır.
                Devlet ihalelerinin tarikatçı hırsız patronlara peşkeş çekilmesi ve bu ihalelerden çıkarlar sağlanması yanında, Siemens Rüşveti’nin çok sayıda Bakanlarca paylaşıldığı da bilinmektedir. 
              Özellikle Almanya ve Türkiye Deniz Feneri Hırsızlıklarıyla ihya edildikleri, fakir-fukaraya gitmesi gereken hayır paralarının, zift karası AKP Bakanlarının ceplerine karapara olarak girdiğini inkar edemeyecekleri, yandaş hakimlerden gizli soruşturma kararlarıyla, kendi pisliklerini karartma yoluna gittikleri gerçektir.
              İşte bu sebeple, Rum Tayyip ve hırsız  çetesinin pislik işlerini karartma yolunu seçen Ankara Cumhuriyet Başsavcısını ve "soruşturmaya gizlilik kararı" veren Ankara Asliye Caza Mahkemesi'nin Hakimini nefretle kınıyorum, dahası vatan haini ilan ediyorum. Allah belanızı versin. Sizler kim, Adaleti temsil etmek kim...
                “Faili meçhul cinayetleri aydınlatmak” yalanlarıyla, AKP’li katillerin cinayetlerini kararttıklarına da zaten bizzat şahit oldum.
                Bu demektir ki AKP, katliamları ortaya çıkarmıyor, katilleri yakalamıyor. Katillerle ve hırsızlarla suç birliğine giderek, zaten failleri bilinen cinayetleri ve hırsızlıkları kapatmak için adaletsizlik örnekleri sunuyor.
            Bizzat tanık olduğum işte bu adaletsizlikler hakkında ifadem alınmıyor. Susturmak adına nezaretlerde sabahlatan, cezaevlerine kapatan, hatta deli raporu aldırarak iddialarımdan kurtulmanın yollarına giden  AKP isimli şerefsiz suç örgütünün Müslüman olduğunu  sanan,  İslami değerlere sahip çıktığını sanan her insan ahmaktır. Eğer bu sözüm tüm AKP'lilere hakaret kabul ediliyor ise, evet, tüm AKP'lilerin ahmak olduğunu bir daha söylüyorum. Çünkü gerçek Müslüman, bile bile katil ve hırsız hainlere OY'unu, namusunu vermez, veremez. Çünkü Rabbi'inden korkar. Çünkü AKP isimli zift karası partinin elebaşlarının her biri, İslam ahlakının ağzına sıçmıştır. İslam hukukunun ağzına sıçmıştır. Bu hırsız canilerin İslam’la, Müslümanlıkla alakaları kesinlikle yoktur. Ağızlarından çıkan her söz yalandır, yaptıkları icraatlar tamamen uyduruk safsatadır. Devlet ve Millet menfaatine çalışmadıkları ispatlanmıştır. Kürtleri isyana teşvik ettikleri, Kürt devleti kurmanın yolunu açtıkları, Türkiye’yi bölmeye çalıştıkları ortadadır. İrticayi hortlattıkları, Yeni Osmanlı Devleti adıyla faşist bir devlet kurmaya çalıştıkları ortadadır. Hazreti Fethullah’ı halife ilan etmek için Ermeni’ye, Yahudi’ye, Yunan’a ve bir çok Avrupa ülkesiyle işbirliği içinde oldukları, Türk Milletini tarihten silmek için bu ülkelerle gizli anlaşmalar yaptıkları, Türk Milletini tüm dünyada soykırımcı ilan ettirmek için çaba sarf ettikleri ortadadır. İşte görüyorsunuz: Soykırımcı olmadığımızı ispatlamanın yollarına gitmeyi bile düşünmüyorlar.
                Kısacası Başbakanımız Hırsız Tayyip’in ve sicili bozuk TARİKATÇI HIRSIZ ÇETESİ’nin, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ve Türk Milletine hizmet etmediği, Türk Milletini tarihten kazımaya çalışanlara hizmet ettiği ortadadır.  Bu iddialarımın yalan olduğunu söyleyebilen her kimse, bu ülkenin aşşağılık hainidir.
                Bu zihniyetteki hainlerin yeni Anayasa hazırlamasına göz yummak, izin vermek Türkiye Cumhuriyeti’ne ve Türk Milleti’ne küfür etmektir. Yüz kızartıcı suçlardan sicili bozulmuş AKP isimli suç çetesinin hazırladığı  Anayasa maddelerine, içeriği ne olursa olsun destek vermek, ülkemize ve Milletimize ihanettir. Ülkemizin bütünlüğüne ve var olan rejime ihanettir. Eğer yeni bir Anayasaya ihtiyaç varsa, yüz kızartıcı suçlar işlemiş sicili bozuk bir partinin mensupları değil, Adalet önünde zerre kadar lekesi olmayan bir partinin ve hukukçularının  hazırlaması gerekir.
              Rum eşkiyası Tayyip, yeni Anayasa hazırlamak için direniyorsa,  ısrarın altına saklanmış başka HİN’likleri var demektir, rejimin bekçileri Anayasal görevlerini yapmakla mükelleftir. Yasalar çerçevesinde hainlere direnmek ve meydanı hainlere teslim etmemektir. Var olan Anayasamızın verdiği yetkileri kullanarak, işte bu zift karası parti ve yöneticileri hakkında, ömür boyu siyaset yasağı içeren davalar açılmalıdır. Eğer Yüksek Yargı bu görevini yapmak istemiyorsa, onlar da bu ülkeye hainlik içindeler demektir. Korkmak çözüm değildir. Rejimden sorumlu makamlar Tayyip'ten değil, sorumlu olduğu Türk Milletinden korksunlar. Eğer bu ülkede Tayyip'in istediği faşist devlet kurulursa, bilsinler ki önce Yüksek Yargı'nın üyeleri darağaçlarında sallandırılır.
               Velhasıl  Hırsız Tayyip ve hırsız çetesinin, Anayasa bir yana,  bir genelge çıkarmaya dahi yetkileri olmamalıdır. Çünkü sicili bozuk hainlerden her namussuzluk beklenir. Sizlere bir örnek sunayım:
               Hırsızlığıyla, sahtekarlığıyla ve Atatürk düşmanlığıyla ünlü, profesör ünvanlı aşşşağılık sabıkalı bir zat, Tayyip'in İstanbul Belediye Başkanlığı zamanında, Tayyip'in emrinde ve üst makamlardan birini işgal etmekteydi. Tayyip, hırsızlığıyla ünlü bu şahısı tecrübeleri sebebiyle, kurduğu hükümet içinde, hırsızlıklar konusunda başdanışmanlık yapması için Başbakanlık Makamına atadı. Üstelik bu sahtekar hırsızın öyle bir özelliği vardı ki, kargaların kıçlarıyla güldüğü görülüyordu. Çünkü bu sahtekar hırsız, aşırı derecede Şeriat'çı kimliğiyle biliniyordu. Bu hırsızın adı: Ömer Dinçer idi.
               Rum Tayyip, hırsızlıklar konusunda kendisini eğiten, danışmanlık hizmeti veren bu hırsızın geçmişini çok iyi biliyordu. Ömer Dinçer isimli bu hırsız, 1996 yılında  "İşletme Yönetimi" adıyla bir kitap yayınlamış, yazılarının bir çok bölümünü,  Prof. Dr. Tamer Koçel'in kitabından aşırdığı (yani çaldığı)  belgelenmiş, işte bu hırsızlığı sebebiyle görevli olduğu Üniversiteden atılmıştı. Atatürk düşmanlığını ve Şeriat'çı yanını da öğrenen Tayyip, işte bu sahtekarı baş tacı yapmıştı.
               Yazdığı yazılarda açık açık Türkiye Cumhuriyeti'nin rejimine yönelik  düşmanlık yaptığını saklamayan bu hırsız, hırsızlık konusunda gösterdiği başarıdan dolayı terfi etti ve Tayyip'in müsteşarı oldu. Şimdi ise Milli Eğitim Bakanı koltuğunda...
               Aşşağılık hırsız örnekleri o kadar çok ki, zaman zaman sunuyorum.
               İşte bizler, hırsızlıklarıyla ve sahtekarlıklarıyla sabıkalı bir Çete tarafından yönetilmekten hoşnut olmalıyız ki, Türk Milleti olarak, sabıkalı şahsıların yeni bir Anayasa hazırlamalarına bile tepkimizi koymuyoruz.
               Oysa bu memlekette sabıkalı hırsızlara "memuriyet" yolu kapalıdır.
               Çünkü Devletin hırsız memura ihtiyacı yoktur.
               Memur yapsın da daha çok mu çalsın?...
              Eğer Anayasa değişecekse, seçim yasaları da kökten değişmeli. "Hırsız, arsız, yüzsüz, namussuz, şerefsiz, haysiyetsiz kesinlikle Milletvekili seçilemez" maddesi konulmalı ve Yüksek Seçim Kurulu da, sabıkalı şahsılara göz yumarak suç işlememeli.
              Zaten böyle bir  yasa var olmalı ki, 2007 seçimlerinde Yüksek Seçim Kurulu bu yasayı çalıştırarak, sabıkalı 160 şahısı seçim dışına itti...
              Fakat sabıkalı hırsız Tayyip'e gözyumdu...
             Sözün kısası: Eğer suçlular ordusu üretmeye devam edeceksek, bırakınız da hırsız  Tayyip ve eşkiya çetesi yeni Anayasa'yı hazırlasın...
              Hiç bir muhalefet lideri destek vermesin, fakat kösteklik de yapmasın.
              Çünkü Türk Milleti işini bilir...
             Ankara’nın göbeğindeki  işçiye saygısının olmadığını ispat eden Hırsız Tayyip,  işçileri kandırmak adına hazırladığı Anayasaya maddeler yazdırıyorsa…
            Önce fuhuş yasağını kaldırıp, sonra da Anayasaya “ Ailenin korunması” adıyla yeni maddeler yazdırıyorsa…
            Felakete götürdüğü ülkeye ve Türk Milleti’ne ihanet edip, sonra da muhalefet edeceklerini bildikleri rejimin bekçilerini linç etmek için Anayasaya yeni maddeler yazdırıyorsa…
            Bu hizmetleri, Eşkiyabaşı Fethullah için değil de, ülkenin ve Milletin menfaatine olduğunu  söyleyebiliyorsa…
            Bence  Hırsız Tayyip Ahmaktır…   
            Hem de  su katılmamış sek ahmak…
            Bu tür düşünceler içinde olan birinin seçime hazırlandığını her salak anlar.
            Bir taş ile bol kuş vurmayı öğrenen Tayyip Hazretleri, aslında hileli bir seçime gideceğinin sinyallerini veriyor.
            Tayyip'in son dakka gollerini  daha önce anlatmadım mı?
            Milletin önüne iki sandık koyacak ve diyecek ki:
            "Bak, senin için Anayasa'yı değiştiriyorum, birinci sandıkta kabul et ve ikinci sandıkta yine beni seç..."
            Dedim ya: Tayyip tilkidir, Vatandaş Kenan da tilkinin kuyruğu...
            Bir ahmağın ahmaklığı sadece bir kere yenir. İkincisi tesadüftür.
            Üçüncüsü alışkanlık yapar ve Türk Milleti olarak tilkiliklerden bıkıyoruz.
            Bence Tayyip bu defa üçün birini alacak...
            Türk Milletine hizmet ettiğini sanan muhalefet liderlerimiz de gaflet içinde…
            Şahsi gömlekten sıyrılıp, Milletin sırtındaki gömleği giymeyi bir becerebilseler…  Güç birliği yapmayı bir öğrenebilseler…
            İşte o zaman Hırsız Tayyip de, Mason Fethullah da sıçacak delik arar…
            Bu vatanı kaybetmektense, egomuzu yenmek Türk Milletine zafer getirir.
           Milletinini seven, kendini de sever. Kendini seven, Milletimizle birlik içinde olur, esrehber.tv’yi dostlarına tavsiye eder… Yazığımız her satır Milletimiz içindir.  Ülkemizin birliği ve dirliği içindir.
         Esrehber olarak yazılarımızda, biz suç işlemiyoruz. Gerçekleri kamuoyuna sunuyoruz ve sürekli kapatılmayı, sürekli engellenmeyi içimize sindiremiyoruz. Çünkü bizi susturanlar, bu güzel ülkenin en kirli insanlarıdır. İşte bu kirli insanlara karşı yaptığımız mücadelede, yanımızda bir tek Allah dostu, bir tek Millet dostu kimseyi bulamıyoruz...
             Kahroluyoruz.... 17/04/2010   
                                                                                             esrehber (Kenan Akkuş)

RÜŞVET YİYEREK SÜREKLİ SAYFALARIMIZI SİLEN FACEBOOK HESAPLARIMIZI KAPATTIK. BUNDAN SONRA SADECE TWİTTER’DEYİZ:

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder