7 Mart 2014 Cuma

ESKİŞEHİR HALKI, KENDİNİ ZEHİRLEYEN BU İKİ YAVŞAĞA HÜRMET EDİYOR: SARAR VE BÜYÜKERŞEN




ESKİŞEHİR HALKI, KENDİNİ ZEHİRLEYEN BU İKİ YAVŞAĞA HÜRMET EDİYOR
ESKİŞEHİR’DE KANSER VAKALARI ÇOĞALDI…
ÖZELLİKLE LÖSEMİ… SEBEP? 
İŞTE BU İKİ ŞEREFSİZ: SARAR VE BÜYÜKERŞEN…
BU HİZMETLERİNDEN DOLAYI ESKİŞEHİR HALKI SAYGI DUYUYOR…

BEN ANA AVRAT KÜFREDİYORUM…


ESKİŞEHİR HALKINI ZEHİRLEYEN CEMALETTİN SARAR'A

Yavşak Cemalettin,

Eskişehir Sümer Mahallesi’ndeki fabrikanı ne zaman şehir dışına taşımayı düşünüyorsun?
Ben ana avrat küfür etmeye başlayınca mı?

Taşıman için üç sebep: 
1. Fabrikanın bulunduğu arazi birinci dereceden korunması gereken antik sit. 

2. Eskişehir içinde senin fabrikan dışında başka fabrika kalmadı. Büyükerşen'e yağdırdığın rüşvet karşılığında fabrikan korunuyor. İki yüzlü şerefsiz Büyükerşen seni de malını da yasa dışı bir hizmetle koruyor. Şehir imar planında senin fabrikanın arazisi 1. dereceden korunması gereken 2600 yıllık antik şehir gözüküyor. Fabrikanın altında antik şehir var ve Eskişehir turizmine kazandırılması gerekiyor. 

3. Fabrikanın zehirli kimyasal atığını Porsuk çayına bırakıyorsun. Eskişehir halkını zehirliyorsun. Porsuk’ta bir adet canlı kalmadı. Yaptırdığın arıtma tesisini, Eskişehir halkının gözünü boyamak için yaptırdın. Fabrikandan çıkan kimyasal zehirin arınması mümkün değil. Sen kimi kandırıyorsun şerefsiz adam…

Al sana fabrikanı şehir dışına taşıman için üç önemli sebep. 

Sen Ak Parti’li değil de bir başka partiden olsaydın, Tayyip şimdi senin ananı bellerdi…

Dua et ki Tayyip’in en yakın arkadaşısın…

Ve şerefsiz Tayyip, Eskişehir halkının zehirlenmesi pahasına senin her türlü pisliğini kapatıyor…

İkinizin de Allah belasını versin…

Pislik köpekler…

Kenan Akkuş (esrehber)


SARAR TEKSTİL ESKİŞEHİR'E KANSER SAÇIYOR

Cemalettin Sarar'a ait bu fabrika birinci dereceden korunması gereken sit alanı üzerindedir. Altında ve çevresinde toprak altında 2600 yıllık Frigya antik şehri bulunmaktadır. 

Arıtma tesisi yapmasına rağmen, eğer dikkatli bakılırsa fabrika atığı olan suların yeterince arıtılmadığı, göstermelik olarak yapıldığı, bu arıtma tesisinden çıkan suların Porsuk Çayı'na bırakıldığı görülmektedir.

Üstelik bu fabrika Eskişehir merkezinde, şehir içinde kalmış tek fabrikadır. Büyükerşen'in yaptığı şehir planlamasına göre Eskişehir içinde başka fabrika bırakılmamış, Büyükerşen'in zorlamalarıyla şehir dışına çıkarılmıştır.

En son ETİ GIDA şehir dışına 10 sene önce taşınmasına rağmen, gördüğünüz gibi Cemalettin Sarar'ın olduğu iddia edilen Sarar Tekstil tam 10 senedir şehir dışına taşınmadığı gibi, hala hiç bir girişimde bulunulmuyor.

Porsuk Çayına bıraktığı zehirli atıklar, balıkların tükenmesine sebep olmuştur. 

Kısacası şehrimizin ortasından zehirli su akmaktadır.

Cemalettin Sarar, bu konuları örtbas etmek için Büyükerşen'in cebine sürekli bir şeyler sokmaktadır.

Eskişehir'liler de, Cemalettin Sarar'ın yasa tanımaz tavırlarını görmek istemedikleri gibi, Büyükerşen'in cebine giren bir trilyon civarındaki rüşveti de "Helal olsun, yarasın Büyükerşen'ime" diyerek Büyükerşen'e sevgilerini sarkıtmaktalar.

Oysa yaz günleri bu arıtmadaki zehirli sular buharlaşıyor, Eskişehir halkı da zehir soluyor. Karbonmonoksit gazından yüz bin kat fazla zehirli bu atıklar Eskişehirlileri kanser ediyor.

Tam on senedir bu konuyu Eskişehirlilere anlatıyorum.
Sorumlusu Büyükerşen zaten duymuyor, çünkü Eskişehirlileri değil rüşveti çok seviyor.

Ben de bu şehirde yaşıyorum ve Büyükerşen beni de zehirliyor.

Yarın hasta olmayacağınızın garantisi var mı?

Bana saygısı olmayan Büyükerşen'e işte bu sebeple küfrediyorum.

Eskişehir halkı bunları görmüyor. Büyükerşen'in yaptığı heykelleri, Porsuk'a gömdüğü betonları, Sazova'daki korsan gemisini görüyor, Büyükerşen'in hizmet ettiğini sanıyor.

Cemalettin Sarar'ın zehir saçan pislik fabrikasını görmüyor... 

Ben tepkimi koyup mücadele ettiğim için huzurluyum.

Ya Eskişehir halkı?

Sizler mutlu musunuz?

12 Şubat 2013 


ESKİŞEHİR NASIL PİSLİK YUVASI OLDU?

Gördüğünüz bu fabrika Eskişehir’in göbeğindeki tek fabrika…
Bir AKP’linin…
Tayyip’in en yakın arkadaşı Cemalettin Sarar’ın…
Sözde hacıya gitti bu şerefsiz…
Temizlik imandan gelirmiş…
Söyleyen bok yemiş…
Cemalettin’in dini imanı olsa fabrikasının bahçesini bu hale getirmez.
Eskişehir halkını zehirlemez…
Büyükerşen rüşveti yiyor, görmüyor…
Sağlık Müdürü AKP’li diyor, bakmıyor…
Eskişehir Valisi tarikatçı diyor, ilgilenmiyor…
Üstelik Tayyip’in en yakın arkadaşı…
Hadi gel de gör…
İşte fotoğraf, Eskişehir’in göbeği pislik yuvasına dönmüş…
Sarar’ın fabrikası mikrop saçıyor…
Bakın şu arıtma tesisinin haline, altı havuzun tamamı simsiyah.
Oysa havuzların her biri, diğerinden farklı olmalıydı.
Arıtma tesisinin çalışmadığı ortada…
Arıtılmayan zehirli kimyasal boyalar Porsuk çayına akıtılıyor.
Porsuk'ta canlı yaşamaz olduğu gibi, bir çok çiftçi tarlasını Porsuk'tan suluyor.
...ve zehire bulanmış ürünü kendi yediği gibi, Eskişehir halkına da satıyor.
Sözün özü Sarar ve Büyükerşen bizi zehirliyor.
Defalarca uyarmama rağmen TIK yok…
“Sen de kimsin ulan?” diyorlar.
Ben de diyorum ki:
Eğer elime bir fırsat geçsin…
Alayınızı sikinden asarım.
Allah, sizleri benim elime düşürmesin…
Eğer acırsam namerdim…
Görmeyin, duymayın…
Orospu çocukları… 

Kenan Akkuş(esrehber)


ESKİŞEHİR VALİSİ GÜNGÖR AZİM TUNA’YA 

Eskişehir Odunpazarı Sümer Mahallesi’nin ortasında yer alan 2600 yıllık Frigya höyüğünün çevresi (45 kaçak villa dahil, Sarar Tekstil fabrikası dahil, yol kenarında sıralanmış fabrika binaları dahil, Fahri'nin arazisi dahil) Porsuk Çayı ile Kütahya yolu arasında kalan toprak altında antik şehir vardır ve Eskişehir turizmine kazandırmak için 10 senedir mücadele ediyorum.

Konuyla ilgili siz Sayın Vali'ye iki sorum var:

SORU 1). 2863 sayılı sit alanı yasası, nasıl ki Fahri'ye kendi arazisinde çivi dahi çaktırmıyorsa, Ilgaz mafyasının 45 kaçak villası, Sarar Tekstil fabrikası ve yol kenarındaki fabrika binaları yıkılmak zorundadır. Şehir içinde başka fabrika bırakılmadığından, Sarar Tekstil de zaten yasa gereği şehir dışına taşınmak zorundadır.

Yılmaz Büyükerşen, Ilgaz mafyasına "yüzde 10 inşaat yapabilir" belgesi verirken, aynı araziyi paylaşan Fahri'ye çivi dahi çaktırmamaktadır. Çünkü Fahri, Yılmaz Büyükerşen'e rüşvet yedirmemiştir. Fahri, kendi arazisinde ailesiyle birlikte bir konteynerde yaşamaktadır.

Yılmaz Büyükerşen'e milyonlarca dolar rüşvet veren Ilgaz mafyasına paşa muamelesi yapılırken, konteynerde yaşayan Fahri'ye köpek muamelesi yapılmaktadır.

Eskişehir’de Adalet bu mudur?

SORU 2). 45 kaçak lüks villanın yer aldığı Ilgaz sitesinin tam ortasından geçen “Eski Değrimen Yolu”, Odunpazarı Belediyesi’nin kayıtlarında “umuma açık” olarak gözükmektedir. Bu yolun her iki girişinde barikatlar vardır ve özel güvenlik elemanları tarafından korunmaktadır.

Bu durum Anayasal suçtur. Umuma açık olan bir yolu hiç bir şahıs kapatamaz, halkın geçmesi engellenemez.

Eskişehir’de Adalet bu mudur?

Eskişehir Valisi Güngör Azim Tuna, bu iki adaletsizlik örneği hakkında işlem yapmalıdır.

Saygılarımla… 18/02/2014 Kenan Akkuş 

ESKİŞEHİR VALİSİ SAYIN GÜNGÖR AZİM TUNA'YA,

45 adet olduğu söylenen fakat gerçekte 70 civarında olan, 1. derece arkeolojik sit üzerine sahte ruhsatlarla (tadilat ruhsatı) inşa edilen havuzlu lüks villaların yıkılması, altında bulunan 2600 yıllık Frigya Antik Şehrinin ortaya çıkarılması gerekmektedir.

Milleti makyaj çektiğiniz 100 yıllık Odunpazarı Evleri'yle, uyduruk şatolarla, uyduruk korsan gemileriyle aldatmayınız...

"Kültür Başkenti Eskişehir" masalını aklı başında insanlar yemez. 
Bunlar rüşvetçi vatan haini alçak şerefsizlerin halkı kandırmak adına tezgahladıkları düzmece işlerdir.

Eskişehir'in gerçek kültürü lüks villalar altında yatarken...
2600 yıllık miras, villa temelleri açılarak yağmalanırken...
İlgili makamlar rüşvet karşılığında yağmaya seyirci kalırken...
Aynı araziyi paylaşan namuslu insanlar çivi dahi çakamazken...
Eskişehir Valisi de olsa yapılan zırva etkinlikler için "kültür" kelimesini kullanmak, tarihi bilmemektir.

Bu güzel şehrin iki adet kültürü vardır: Porsuk Çayı ve 2600 yıllık Frigya Antik şehri...
Kamuoyuna ve siz Sayın Vali'ye sunarak ben görevimi yaptım.
Şimdi sıra sizde...
Lütfen göreve...
20/02/2014

Kenan Akkuş

ESKİŞEHİR HALKI, KENDİSİNİ KİM DOMALTIRSA ONA OY VERİR…
BU HER ZAMAN BÖYLE OLMUŞTUR…






ESKİŞEHİR'İN RÜŞVETÇİLERİ

SEVGİLİ ESKİŞEHİR HALKI,

ESKİŞEHİR’İN GÖBEĞİNDE BULUNAN 2600 YILLIK TARİH, BİR BAŞKA ŞEHİRDE YOKTUR… 
HATTA EŞİ VE BENZERİ YOKTUR… 

ŞEHRİMİZİ DÜNYA ÇAPINDA MEŞHUR EDECEK 2600 YILLIK BU TARİHİ, VATAN HAİNİ ŞEREFSİZLERİN ELİNDEN KURTARALIM…

ÇÜNKÜ BU TARİH VE ANTİK ŞEHİR, HALKIMIZIN ORTAK MALIDIR…
 




ESKİŞEHİR’İN RÜŞVETÇİLERİ RÜŞVETLERİ NASIL ZIKKIMLANDI?

1994 yılında Eskişehir Büyükşehir olunca Belediyeden şehir imar planında, Ilgaz mafyasının çok ucuz fiyata kapattığı sit alanı için yüzde 10 inşaat yapabilir raporu verildi. Bu rapor aslında yasa dışıydı, çünkü 1. dereceden korunması gereken sit alanına hiç bir şekilde inşaat ruhsatı verilemiyordu.

Ermeni Şenol Ilgaz sahte raporu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'na götürdü. Onlara da rüşvet yağdırdı, sahte bir rapor hazırlatıp Odunpazarı Belediyesi'ne götürdü.

1994 yılında kurulan Odunpazarı Belediyesinin ilk başkanı Ayhan Boyer, dosyanın içinde kalın bir sarı zarfı görünce "Yüzde 10 inşaat yapabilir" raporunu onaylayarak inşaata izin verdi fakat inşaat ruhsatı yerine "tadilat ruhsatı" verdi. İnşaatlar bu şekilde başladı. Fakat olmayan boş bir arsaya nasıl “tadilat ruhsatı” vermişlerdi?

Haşim Ateş ve Burhan Sakallı da bavul dolusu paraları görünce dini imanı bıraktı. Ayhan Boyer’in başlattığı “tadilat ruhsatları”na yenilerini eklediler.

Aydın Arat'a , Orhan Soydaş'a yedirilen rüşvetlerden ve karşılığında onaylatılan “tadilat ruhsatları” ndan sonra sıra 1999 yılında Yılmaz Büyükerşen Başkan oluverdi.

Büyükerşen'le Ermeni Şenol'un zaten Üniversiteden çok sıkı dostlukları vardı ve üniversiteyi birlikte soymuşlar, karşılığında Büyükerşen'in büyük kızını Tıp Fakültesi karşısındaki, sahibi Ermeni Şenol Ilgaz olan Shell Petrol istasyonuna ortak etmişlerdi.

Büyükerşen'in başkanlığı süresinde yüzde on olan inşaat izni yasadışı bir hal almıştı. Ermeni dölü Şenol Ilgaz sürekli Büyükerşen'e rüşvet ödüyor, villalar çoğalıyordu.

Hatta villa önlerine havuzlar yapılmaya başlandı. Yüzde 10 yapılması gereken beton yığınları, şimdi arazinin yüzde yetmişini kaplamış durumdadır.

Ruhsatlar tamamen yasadışıydı.

Birinci dereceden korunması gereken Arkeolojik sit’e inşaat izni vermek, ruhsat vermek, rapor düzenlemek suçtu.

Okuduğunuz yasadışı işlerde Selami Vardar sonrasındaki tüm Eskişehir Belediye Başkanları yasadışı işlere karıştıkları gibi (Aydın Arat, Orhan Soydaş, Yılmaz Büyükerşen), Odunpazarı Belediye Başkanları (Ayhan Boyer, Haşim Ateş ve Burhan Sakallı), Eskişehir İl Kültür Müdürü, Müze Müdürü ve Kültür Tabiat Koruma Kurulu Üyeleri 2863 sayılı yasayı yok sayarak suç işlemişlerdir.

Şu işe bakınız ki AKP'li (Burhan Sakallı) ve CHP'li (Yılmaz Büyükerşen) iki Başkan, yasadışı işlerde suç birliği yaparak Ermeni Tohumu AKP'li Ermeni mafyaya Eskişehir'in tarihini talan ettirmeye devam ediyorlardı.

Eskişehirliler bu bilgiyi unutmasınlar: Sürekli fotoğraflarını kamuoyuna sunduğum villaların altında 2600 yıllık bir şehir yatıyor. Yukarıda isimleri yazılı vatan hainleri tarafından betonların altına gömdürülen antik bir şehir... Eskişehir'i tüm dünyaya tanıtacak bir antik şehir... Frig Antik Şehri...

Dahası, 2600 yıllık bu antik şehir ve Frig Höyüğü tüm Eskişehirlilerden gizlenmekte, hiç bir tarih kitabında bilgi bulunmamaktadır.

Tam 10 senedir yukarıda isimleri geçen, rüşvet yiyerek Esikişehir'in gerçek tarihini yok ettiren rüşvetçi hainlerden hesap soracak bir yetkili bulamadım.

Ne Başbakan, ne Cumhurbaşkanı ve ne onların Eskişehir’deki temsilcileri, Ermeni Şenol Ilgaz’a hesap sormak yerine, devleti soydurmaya, daha büyük rantlar sunmaya devam ediyorlar.


2600 yıllık tarihi betonlar altına gömdüren bu şerefsizler, “yüz yıllık tarih” dedikleri Odunpazarı evlerini tadilat yaparak, akılları sıra milletle dalga geçiyorlar. Odunpazarı evlerini yaşatma projesi adı altında hırsızlıklara, sahtekarlıklara, vurgunlara aynen devam ediyorlar...

İsimleri geçen şerefsiz rüşvetçi köpekleri lanetliyorum.

Bu olayları ilettiğim Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ü, Adalet Bakanı’nı, Turizm Bakanı’nı kınıyorum, Allah belanızı versin diyorum.


Kenan Akkuş         01 Temmuz 2013



BÜYÜKERŞEN’DEN MASALLAR


Bilim parkı…
Korsan gemisi…
Korku şatosu…

Hırsız Büyükerşen, Eskişehir halkına masal anlatıyor.

Gerçekleri gizleme masalları…
Büyükerşen’den masallar…

Gerçeleri anlatmayacak kadar namussuz, şerefsiz bir mahluk…

Artık ben bu şerefsize adam kelimesini yakıştıramıyorum.

Bilmediklerinizi bendeniz Vatandaş Kenan’dan öğrenmeye devam ediniz:

Büyükerşen’in şehirleşme planı gereğince  Sarar Tekstil’in 10 sene önce (2005) şehir dışına taşınması gerekiyordu.

Tüm fabrikaları zorla şehir dışına taşıtmış fakat şehir merkezinde sadece  Sarar Tekstil kalmış, geçen 10 senede faaliyetlerini sürdürüyordu.

Araştırdığımızda Cemalettin Sarar ve ortakları(?),  Büyükerşen’e 1 milyon dolar rüşvet ödeyerek Sarar Tekstil Fabrika binasının 20 sene daha şehir içinde kalmasını sağladı.

AKP yanlısı Cemalettin Sarar, bu süre içinde sit alanı olan araziyi kılıfına uyduracak, sit alanı olmaktan çıkarılacak ve bu araziye  villalar yapacaktı.

Fabrika arazisinin  neresini kazsanız, karşınıza 2600 yıllık Frigya mezarları çıkar. Her biri servetiyle gömülmüş  Frigya zenginleri… Altın Kral Midas’ın zengin halkı altınlarıyla bu mezarlara gömülmüş… Yüzlerce mezar bu arazide toprak altında…

Sözün kısası, milletin malı olan ve sahtekarlıklarla özelleştirilen Sümerbank Basma Fabrikası uzun zamandır Cemalettin Sarar’ın elinde. 

Fakat sahibi sadece Sarar değil. 

Uzun yıllar Doğru Yol Partisi’nde bir şeyler arayan fakat umduğunu bulamayınca ANAP’a geçen sahtekar İbrahim Yaşar Dedelek işte bu arazinin ortaklarından.

DYP’de bulamadığı her şeyi ANAP’ta buldu.

Her türlü dalavereleri çevirerek Sürmerbank’ın malı olan fabrikanın özelleştirilmesine öncülük etmiş ve çok ucuz fiyata  Sarar’ın almasını sağlamıştı. Hatta ANAP Genel Başkanı, ihalelere fesat karıştırmakla ünlü Mesut Yılmaz da bu sahtekarlığa uyarak arazinin ortağı oldu. Her şey yasa dışıydı fakat güç onların elindeydi.  Şimdi bu üç ortağı Büyükerşen (Mesut Yılmaz, İbrahim Yaşar Dedelek ve Cemalettin Sarar), rüşvet karşılığında himaye ediyordu.

Eğer yalan söylüyorsam, Büyükerşen doğrusunu anlatsın.

Fotoğrafta görüldüğü üzere Kral mezarının çevresini Ilgaz mafyası villalarla ve havuzlarla istila etmiş durumda. 

Odunpazarı Belediyesinden rüşvet karşılığında aldıkları tadilat ruhsatlarıyla inşaata başlayan Ilgaz mafyası, Büyükerşen’den onaylı sahte ruhsatları da alarak  (akıllarınca) villaları kitabına uydurdular.

Fotoğrafta görülen hizmeti karşılığında Büyükerşen’in Ilgaz mafyasından aldığı rüşvet 8 milyon dolardan fazladır.

Büyükerşen 8 milyon dolarlık rüşvet işini reddediyorsa bu soruma cevap vermeli:

Yaptığın sahtekarlıkları, ölmüş baban İhsan Bey ve ölmüş annen Ayşe Hanımın hayrına mı yaptın, ey şerefsiz Büyükerşen?

Baban İhsan Bey kadar namuslu ve şerefli olamadın, götü kanserli şerefsiz…

Allah belanı versin…
Verecek…
Kan sıçıyorsun, kan…
Yakında meftasın…
Götüne pamuğu ben tıkayacağım.
Şerefsiz hırsız pislik…
Giderayak namus şeref ne demek, onur ne demek hatırla da doğruları anlat CHP’lilere…

Kenan Akkuş (esrehber)  
20 Mart 2015









RÜŞVETÇİ BÜYÜKERŞEN'İN KUYRUĞU SÜMÜKLÜ CEMAL OKAN YÜKSEL BANA DEMİŞTİ Kİ: 

"O ARAZİ SİT ALANI DEĞİL. VİLLALAR DA KAÇAK DEĞİL. HEPSİ YASAL. BİR TANE DE BEN ALACAKTIM O VİLLALARDAN FAKAT PARAM YETMEDİ."

SES KAYDI ARŞİVİMDE...

VALİ MEHMET KILIÇLAR'A GÖRE BU ARAZİ KORUNMASI GEREKEN ANTİK SİT...




ESKİŞEHİR AĞIR CEZA MAHKEMESİNE GÖRE BU ARAZİ  KORUNMASI GEREKEN ANTİK SİT...

CHP'Lİ  ERMAN GÖLET GERÇEKLERİ BAKIN NASIL ORTAYA KOYMUŞ:


  CHP'li Erman Gölet diyor ki: 
    "İl Kültür Müdürlüğü'ne bağlı Müze Müdürlüğü ve Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından verilen raporlar doğrultusunda..."


Bu arazi sit alanı olmasa, İl Kültür Müdürü ve İlgili müdürlükler neden böyle bir rapor düzenlesin?

"özel tarım alanı..."

"Özel yerleşim alanı değil" diyor. Yani yerleşim alanı değil, imar izni de yok demektir.

"Tadilat ruhsatı"ndan bahsediyor. Olmayan bir binaya, inşaat ruhsatından önce tadilat ruhsatı verilebilir mi? Hırsız Büyükerşen bu konuda ne diyor? Bomboş araziye tadilat ruhsatıyla inşaat yapılır mı? Adamsan, çıkarsın PKK'lı Özgür'ün  es tv'sine, anlatırsın gerçekleri... Bu sahtekarlıklar için ne kadar rüşvet yedin, anlatırsın tek tek...

Eskişehir Valisi Mehmet Kılıçlar dürüstlük örneği gösterip Sit alanının belgesini veriyor fakat o da Büyükerşen'i korumak adına bir konuda yalan söylüyor:

"Villaların 1999'dan sonra yapıldığını" söylüyor.
Fakat dürüstlüğünden asla şüphe duymadığım  CHP'li Erman Gölet de diyor ki:
"10.03.1995 tarihinde tadilat ruhsatı verildiği..."

Yukarıdaki Ağır Ceza Mahkemesi Hakimine göre:
"27.12.1994'den önce kazı ve inşaat yaptığı..."

BU SAYFADA OKUDUĞUNUZ HER ŞEY GERÇEKTİR. 

BÜYÜKERŞEN'İN AVUKATI CEMAL OKAN YÜKSEL'İN  NAMUSSUZ VE ŞEREFSİZ BİR YALANCI OLDUĞU GİBİ...

ERMAN GÖLET İSİMLİ BİR ADAM GİBİ ADAM'IN  RÜŞVETÇİ BÜYÜKERŞEN TARAFINDAN HARCANMASI GİBİ...

BU ÜLKEYE NAMUSSUZ ŞEREFSİZ BÜYÜKERŞEN VE AVUKATI CEMAL OKAN YÜKSELLER LAZIM DEĞİL...

ERMAN GÖLET GİBİ DOĞRULARDAN ŞAŞMAYAN, NAMUSSUZLARA BULAŞMAYAN ONURLU CHP'LİLER LAZIM...

ANLADIN MI KAZIM KURT?
YA SEN, MUHTEŞEM GAYE'CİĞİM?

Kenan Akkuş






DÜRÜST BİLDİĞİNİZ BÜYÜKERŞEN BAKINIZ KİM?

Kırmızı çizgilerle işaretlediğim araziye bakınız:
“Fahri’nin Arazisi… Çivi dahi çakmak yasak…”

Arazinin büyük kısmı AKP kurucusu Ilgaz mafyasının…

(70 kaçak lüks villa ve ortasında 2600 yıllık Frigya höyüğü)



Görünen küçük kısımda Cemalettin Sarar’ın fabrikası…



Fotoğrafın tamamı 1. Dereceden Arkeolojik sit alanıdır.

Toprak altında 2600 yıllık Frigya Antik Kenti vardır.

Kalıntılara bire bir şahit oldum…

Zaten çok sayıda belge mevcut elimde.



Fotoğrafta görüldüğü üzere Fahri’nin arazisi çok küçük bir parça ve Frigya Höyüğünden 250 metre kadar oldukça uzakta…



Höyüğün etrafı Ilgaz mafyasının yaptığı lüks havuzlu villalarla çevrili…



Cemalettin Sarar’ın fabrikasıyla Frig Höyüğü arasında 40 metre var.


Şu hale bakınız ki Ilgaz mafyasıyla Cemalettin Sarar, çivi çakmak şöyle dursun, her boku yemiş… Orospu çocukları…

Höyükten 150 metre uzaktaki arazinin sahibi Fahri’ye her şey yasak…

Çünkü AKP’li değil… Fetullahçı değil…
Tayyip’in arkadaşı değil… Büyükerşenci ya da CHP’li hiç değil.

Peki, bu Fahri kim?

…..

Fahri bir gün Büyükerşen’in kapısını çalar ve der ki:

“Sayın Başkan’ım, sebze meyve ektiğim, sahip olduğum arazime iki odalı küçük bir ev yapmak istiyorum… İzninizi istirham ederim…”

Büyükerşen de dalga geçer:

“Olmaz haci… Sana ev yapmak yasak… Arazin 1. derece arkeolojik sit alanında… “

Fahri boynunu büker, gördüğü haksızlıkları sineye çeker…
Bir konteyner satın alır, çivi dahi çakamadığı arazinine götürür, eşiyle ve çocuklarıyla bu konteynerde yaşamaya başlar…

Yıllar geçer…
Büyükerşen’le konuştuğu günlerde 25 adet olan Ilgaz villaları…
Seneler sonra 70’i bulur…

Fesatlık etmez, şikayet etmez… “Kaderim” der geçer…

Sonra bir deli çıkar karşısına ve der ki bu Allah dostuna:

“Sen doğru ol, eğri belasını bulur…”

... ve şu anda Büyükerşen kan sıçıyor...

Yediği rüşvetler götünden kan olup akıyor...


Çünkü Büyükerşen barsak kanseri...

Kenan Akkuş (esrehber)




ESKİŞEHİR’İN 2600 YILLIK TARİHİ NASIL TALAN EDİLDİ?

Fotoğrafta görülen arazinin sahibi, korunması gereken sit alanı ve ortasında 2600 yıllık bir Firig Höyüğü olması sebebiyle ne ekebiliyor, ne de başka bir amaçla kullanabiliyordu. 

Ermeni Şenol Ilgaz, Anadolu Üniversitesi'nin Rektörü Yılmaz Büyükerşen'in önerisiyle, yağmalamak düşüncesiyle çok ucuz bir fiyata hem de taksitle sahibinden aldı. 



Her kimsenin gözünü boyama planları üretmeye, araziye mıcır yığmaya, makinalar getirip mıcırları elemeye başladı.



Bu arada höyüğü de yağmalamaya başladı tabi.



İş makinası kepçeyle kazmaya başlayınca ihbar edildi. Jandarmalar Ermeni Şenol'u suçüstü yakaladı.



Ermeni Şenol kafaya koymuş bir kere, hazineyi ele geçirecek... Kesenin ağzını açtı, rüşvet işleri işte bu şekilde başladı. Jandarmaya, Kültür Varlıklarını koruma kuruluna rüşvet yağdırdı.



İş makinası kepçeyle yağmaladığı höyükte yüzlerce antika paramparça olmuştu. Parçalananlar toprağın altına gömüldü, Ermeni Şenol hakkında usulen tutanak tutuldu: "Arazisinde yol açarken yanlışlıkla höyüğe az derecede zarar verilmiştir. Zayiat yoktur."



Ağır Ceza'da dava açıldı... Savcıya ve hakime de rüşvet yedirildi ve olaylar kapatıldı.



Belediye Başkanı Selami Vardar'la kankardeş gibiydi. Eskişehir Terminal işini fahiş bir fiyatla almış, bu iş Ermeni Şenol'un hayatını tamamen değiştirmişti. Çünkü o günün parasıyla iki terminali ve yolları toplam 7 milyon dolara mal eden Ermeni Şenol, bu işten 40 milyon dolar para kazandı.


1994 yılında Eskişehir Büyükşehir olunca Belediyeden şehir imar planında bu sit alanı için yüzde 10 inşaat yapabilir raporu aldı. Bu rapor aslında yasa dışıydı, çünkü 1. dereceden korunması gereken sit alanına hiç bir şekilde inşaat ruhsatı verilemiyordu.

Ermeni Şenol Ilgaz raporu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'na götürdü. Onlara da rüşvet yağdırdı, bir rapor hazırlatıp Odunpazarı Belediyesi'ne götürdü.

1994 yılında kurulan Odunpazarı Belediyesinin ilk başkanı Ayhan Boyer, dosyanın içinde kalın bir sarı zarfı görünce "Yüzde 10 inşaat yapabilir" raporunu onaylayarak inşaata izin verdi fakat inşaat ruhsatı yerine "tadilat ruhsatı" verdi. İnşaatlar bu şekilde başladı.

Aydın Arat'a , Orhan Soydaş'a yedirilen rüşvetlerden ve karşılığında alınan “tadilat ruhsatları” ndan sonra sıra 1999 yılında Yılmaz Büyükerşen Başkan oluverdi.

Büyükerşen'le Ermeni Şenol'un zaten Üniversiteden çok sıkı dostlukları vardı ve üniversiteyi birlikte soymuşlar, karşılığında Büyükerşen'in büyük kızını Tıp Fakültesi karşısındaki, sahibi Ermeni Şenol Ilgaz olan Shell Petrol istasyonuna ortak etmişlerdi.

Büyükerşen'in başkanlığı süresinde yüzde on olan inşaat izni yasadışı bir hal almıştı. Ermeni dölü sürekli Büyükerşen'e rüşvet ödüyor, villalar çoğalıyordu.

Hatta villa önlerine havuzlar yapılmaya başlandı. Yüzde 10 yapılması gereken beton yığınları, şimdi arazinin yüzde yetmişini kaplamış durumdadır.

Ruhsatlar tamamen yasadışıydı.

Baştan söylediğim gibi zaten buraya inşaat izni vermek, ruhsat vermek, rapor düzenlemek suçtu.

Okuduğunuz yasadışı işlerde Selami Vardar sonrasındaki tüm Eskişehir Belediye Başkanları yasadışı işlere karıştıkları gibi (Aydın Arat, Orhan Soydaş, Yılmaz Büyükerşen), Odunpazarı Belediye Başkanları (Ayhan Boyer, Haşim Ateş ve Burhan Sakallı) ve Kültür Tabiat Koruma Kurulu Üyeleri 2863 sayılı yasayı yok sayarak suç işlemişlerdir.

Şu işe bakınız ki AKP'li ve CHP'li iki Başkan, yasadışı işlerde suç birliği yaparak Ermeni Tohumu AKP'li Ermeni mafyaya Eskişehir'in tarihini talan ettirmeye devam ediyorlardı.

Eskişehirliler bu bilgiyi unutmasınlar: Fotoğrafta gördüğünüz villaların altında 2600 yıllık bir şehir yatıyor. Yukarıda isimleri yazılı vatan hainleri tarafından betonların altına gömdürülen antik bir şehir... Eskişehir'i tüm dünyaya tanıtacak bir antik şehir... Frig Antik Şehri...

Dahası, 2600 yıllık bu antik şehir ve Frig Höyüğü tüm Eskişehirlilerden gizlenmekte, hiç bir tarih kitabında bilgi bulunmamaktadır.

Tam dokuz senedir yukarıda isimleri geçen, rüşvet yiyerek Esikişehir'in gerçek tarihini yok ettiren rüşvetçi hainlerden hesap soracak bir yetkili bulamadım. Ne Başbakan, ne Cumhurbaşkanı ve ne onların Eskişehir’deki temsilcileri, Ermeni Şenol Ilgaz’a hesap sormak yerine, devleti soydurmaya, daha büyük rantlar sunmaya devam ediyorlar.


2600 yıllık tarihi betonlar altına gömdüren bu şerefsizler, “yüz yıllık tarih” dedikleri Odunpazarı evlerini tadilat yaparak, akılları sıra milletle dalga geçiyorlar. Odunpazarı evlerini yaşatma projesi adı altında hırsızlıklara, sahtekarlıklara, vurgunlara aynen devam ediyorlar...

İsimleri geçen şerefsiz rüşvetçi köpekleri lanetliyorum.

Bu olayları ilettiğim Başbakanı, Cumhurbaşkanı’nı, Adalet Bakanı’nı, Turizm Bakanı’nı kınıyorum. Allah belanızı versin diyorum.

Doğruları kamuoyuna sununca yargılanan, itilen, nezarethanelerde sabahlayan ben oluyorum...

Dahası, okuyucudan küfür işitiyorum.

Doğruları anlatmaktan pişmanlık duymuyorum.

Ben buyum… 16/04/2013


Kenan Akkuş



TÜM ESKİŞEHİR HALKI, BÜYÜKERŞEN’E LANET YAĞDIRIYOR


KADIN KATİLİ BÜYÜKERŞEN

Fotoğrafta gördüğünüz kadının ölümüne köpekler değil, köpeklerle ilgilenmeyen Büyükerşen sebeptir.
Sürü halinde gezen başıboş köpekler bir kadına saldırarak feci şekilde ölümüne sebep oldu.
Eskişehir’in tüm sokaklarını  sürü halinde gezen başıboş köpekler istila etti…
Eskişehir’in tüm  halkı şu anda köpek korkusu yaşıyor.
Yediği rüşvetler götünden kan olup akan Başkan Büyükerşen, kendi sağlığıyla ilgilenmekten ve yediği rüşvet işlerinden, Eskişehir halkıyla ilgilenmeye fırsat bulamıyor.
En kısa zamanda görevinden alınarak yerine rüşvet yemeyen, hırsızlık yapmayan, Eskişehir halkının canıyla ve malıyla ilgilenecek bir Başkan atanması gerekmektedir.
Hırsız Büyükerşen’i kadın katili ilan ediyoruz…
Allah belanı versin diyoruz…
Eskişehir Halkı Adına  Vatandaş Kenan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder