8 Mart 2016 Salı

ABD, KUZEY KÜRDİSTAN'I KURAMAYAN TAYYİP'İN SİFONUNU ÇEKTİ






ABD, TAYYİP’İN SİFONUNU NİHAYET ÇEKTİ:

Kuzey Kürdistan’ı bir türlü kuramayan Tayyip’e ilk şamar geldi:
“-Ülkene ve NATO’ya daha fazla zarar vermeden  istifa et…”
Hayatını yalanlar üzerine kuran Tayyip şimdilik direniyor…
Zehirlenmeden önce son yalanlarını deniyor…

Şimdiden toprağı bol olsun…

AKP PARÇALANIYOR...

AKP İÇİNDE YENİ BİR PARTİ KURULUYOR.

ÖNCÜLERİ: KÜRT KÖKENLİ MİLLETVEKİLLERİ...








DEVLETİN  KALBİNDE BU KAÇINCI KATLİAM?

KATİL TAYYİP VE HIRSIZ ÇETESİNDEN KURTULMADIĞIMIZ SÜRECE…
PKK, PYD, IŞİD, HİZBULLAH, EL KAİDE, FETÖ HEP CANIMIZI YAKACAK…
ADALET’E VE ÖZGÜRLÜĞE GİDEN YOLDA HER ŞEY MUBAHTIR…
GEREĞİ YAPILSIN…

Kenan Akkuş (esrehber)







VERGİ BORCUNU SİLENİN  ANASINI AVRADINI, KARISINI KIZINI SİKEYİM...
Kenan Akkuş





İŞTE UÇKURU BOZUK BİR TARİKAT TEKKESİ: ENSAR VAKFI


Nakşibendi tarikatının Erenköy koluna bağlı Ensar Vakfı, daha önce de taciz ve tecavüz haberleriyle gündeme gelmişti.


Tecavüzler örtbas edilmiş, tecavüzcüler Tayyip ve onun şeyhi Hayrettin Karaman tarafından korunmuş, himaye edilmiş, olayların yargıya taşınması engellenmişti.


Hayrettin Karaman’ın onursal başkanlığını yapıp yönettiği bu karanlık vakfın iki amacı var:


1. Dindar nesil yetiştirerek İslam ordusu kurmak…


2. Birlik Vakfı’yla ortak çalışarak Türkiye’de Şeriat’a zemin hazırlamak…


Bu tarikat tekkesinde yetiştirilen çocukların ağır travmalar yaşadığı, tecavüze uğrayan bazı çocukların eşcinsel oldukları, bunalıma girdikleri, bazılarının intihar ettiği biliniyor.


Tayyip ‘in emriyle Ensar vakfı dahil, 97 vakıfta insanlar devlet eliyle silahlandırılıyor.


Tayyip ve çetesinin Hazine’den 97 karanlık tarikat vakıflarına aktardığı para 150 milyar doları aştı…


Tayyip’in destek verdiği, devlet kaynaklarının yasa dışı olarak aktarıldığı Ensar Vakfı’nın kapatılması gerekiyor.


Bu bir suç duyurusudur.

Kenan Akkuş (esrehber)





HİZBULLAH TERÖR ÖRGÜTÜ ŞİMDİ İKTİDAR

TAYYİP VE ÇETESİ İKTİDAR OLUNCA, HİZBULLAH TERÖR ÖRGÜTÜ EYLEMLERİNE SON VERDİ.

ÇÜNKÜ İKTİDARI ELLERİNE GEÇİREN HİZBULLAH, AMACINA ULAŞMIŞTI.

Hamas’ın iktidarı ele geçirmesiyle terör eylemlerine son vermesi gibi,
Türkiye’de de Hizbullah, terör eylemlerine devlet eliyle, MİT katliamlarıyla devam etmektedir.

Tam 14 senedir Türkiye Cumhuriyeti’nin temel taşlarını yerinden söken hizbullah, Tayyip yönetiminde Şeriat’ı ilan etmek üzereler…

Başkanlık sistemi  amaçladıkları tezgahın son evresidir.

Kenan Akkuş (esrehber)









ESKİŞEHİR’DE GÖREVLİ POLİS KARDEŞİME İKİ ÇİFT LAFIM VAR

Sevgili polis kardeşim,

Tam on senedir benimle muhatap oluyorsun.
On sene içinde benim bir suçuma şahit oldun mu?
Suçumdan dolayı karakolda ifademi aldın mı?
Suçumdan dolayı yargılandığım oldu mu?

Oysa sen her şeyin farkındasın ama katillere ve onların rüşvetçi savcılarına, hakimlerine eşeklik yaparsın…
Ne emrediyorlar sana?
“-Kenan Akkuş’u yakala, at nezarethaneye…”
“-At cezaevine…”
“-At tımarhaneye…”
Sen de denileni fazlasıyla yaparsın, çünkü Kenan Akkuş’un suçlu olup olmadığı seni ilgilendirmez. Sallarsın başını, alırsın maaşını…
Seni böyle eğitmiş işte…
Oysa eşekler sallar başını…
Sen eşek misin?
Hiç mi onurun, şerefin yok?

Bu şehirde savcı olmadığını, mafyaların eşeği haline geldiğini benden daha iyi biliyorsun.
Yasadışı işler yaptıklarını biliyorsun…
Şahit olduğum cinayetleri örtbas ettiklerini biliyorsun…
Tarihi eser kaçakçılığından pay aldıklarını biliyorsun…
Sahte ruhsatlı kaçak villaları örtbas etme karşılığında milyonlarca lira rüşvetlerin havalarda uçuştuğunu benden daha iyi biliyorsun…
Kara para akladıklarını, BUDA bar’da uyuşturucu sattıklarını benden daha iyi biliyorsun…
Bankaları hortumladıklarını, vergi kaçırdıklarını, devletin kurumlarından soygunlar yaptıklarını da biliyorsun…

Her şeyi biliyorsun…
Fakat bilmek istemediğin bir konu var:
“Ben kimin hesabına çalışıyorum?”
“Devletin anasını siken orospu çocuklarının hesabına mı çalışıyorum?”
“Devletin malına sahip çıkan şerefli insanları mağdur edenlere yardımcı mı oluyorum?”
“Suç işleyen savcı ve hakimlerin suçlarına ortak mı oluyorum?”
“Aldığım maaşı hak ediyor muyum?”

Hadi bir sor kendine…
Cevap verebiliyorsan sen şerefli bir adamsın…
Cevap veremiyorsan orospu çocuğunun tekisin…
Beni linç eden rüşvetçi savcılardan ve hakimlerden hiçbir farkın yok…
Resmen eşeksin… Hatta eşşoleşşeksin…
Çoluğundan, çocuğundan, eşinden dostundan utanmalısın…
Allah belanı versin…

Cinayetleri örtbas eden rüşvetçi savcıların ve hakimlerin emrini yerine getirdin ve beni yakalayıp akıl hastanesine kapattın…
Bunu defalarca yaptın…
Eline ne geçti?
Madalya mı verdiler, cebine rüşvet mi soktular?
Beni her mağdur edişinde bu ülke kaybetti…
Mutlu musun?

Hiç sordun mu kendine?
İhbar ettiğim beş adet cinayetle ilgili benden ifade alan oldu mu?
Uyuşturucu ticaretini, tarihi eser kaçakçılığını anlattım yıllarca…
Araştıran, soran soruşturan oldu mu?
Belgeler yayınladım, ses kayıtlarını deşifre ettim…
Allah’ın bir kulu belgeleri elimden aldı mı?
Şahitler gösterdim:
Dedim ki, “Eskişehir Emniyet Müdürü Savaş Yücel şahidim ve destekçimdir”
Duydun mu?
Dedim ki, “Eskişehir Valisi Kadir Çalışıcı şahidim ve destekçimdir…”
Duydun mu?
Eskişehir savcılarının ve hakimlerinin hakkımda düzenlediği tüm belgeler sahte diye bağırıp duruyorum.
Duydun mu?
Beni susturmak için heyete girmediğim halde çok sayıda bana heyet raporu düzenlenmiş…
Duydun mu?
Geriye dönük sahte mahkeme kararları havalarda uçuşuyor…
Gördün mü?
Anayasa Mahkemesi’ni bile sahte belgelerle kandırdılar…
Duydun mu?

Salla başını…. Al maaşını…
Polislik bu değil…
Polis, suçluyu yakalamakla mükelleftir…
Mağdur edilmişi iyice ezmek değil…

Seni eşek gibi kullanan orospu çocuğu savcılar ve hakimler, tam on senedir bana yapmadıklarını bırakmadı…
Yanlarına bırakacağımı sanıyor musun?
Onları affedebileceğime inanıyor musun?
Şimdi sen de bu vatan haini orospu çocuklarının destekçisi oldun…
Seni affedebileceğime inanıyor musun?
Bir gün bunların hesabını sana da soracağımı biliyor musun?

Rüşvet yiyerek beni mağdur eden orospu çocuğu savcı ve hakimlere eşeklik yapan polisim…
Sen doğru kal… Eğrileri domaltacağım…
Görürüsün…

ILGAZ MAFYASININ CİNAYETLERİNİ VE TÜM YASA DIŞI İŞLERİNİ RÜŞVET KARŞILIĞINDA ÖRTBAS EDENLERİN LİSTESİ:

Eskişehir AKP Milletvekili Murat Mercan
Eskişehir Valisi Güngör Azim Tuna
Eskişehir Savcısı Tülay Nermin Atay
Eskişehir Asliye Hukuk Hakimi Ayhan Yılmaz
Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Gökhan Karaburun,
Başsavcı Vekili Coşkun Mutluer,
Eskişehir Ağır Ceza Hakimi Rasim Manav,
Eskişehir Asliye Ceza Hakimi Berrin Kanagöl Yeşilyurt
Eskişehir Cumhuriyet Savcısı Celalettin Karanfil,
Eskişehir Cumhuriyet Savcısı Hasan Gönen,
Eskişehir Sulh Hukuk Hakimi Nevin Bal,
Eskişehir Asliye Ceza Hakimi Hakkı Aydoğan
Eskişehir Cumhuriyet Savcısı Cemal Gürsel Sarıca,
Eskişehir Cumhuriyet Savcısı Metin Kurt,
Eskişehir Cumhuriyet Savcısı Erdal Yatmış,
Eskişehir İcra Hakimi Derman Çönk,
Eskişehir Sulh Ceza Hakimi Murat Karahisar,
Eskişehir Sulh Ceza Hakimi Nadir Serbest,
Eskişehir Sulh Ceza Hakimi Erol Özdemir,
Eskişehir Cumhuriyet Savcısı Salih Gündeş,
Eskişehir Asliye Hukuk Hakimi Ali Selman Erkuş
Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Orhan Çetingül…
Eskişehir Cumhuriyet Savcısı Galip Karayazı

Kenan Akkuş (esrehber)

NOT: Sürekli oğlumu rahatsız eden Kurtuluş Polis Karakolu’ndaki polis kardeşime not: Benim oğlumu bir daha arama kardeşim… Bu sana son uyarı… Elindeki arama evraklarını seni eşek yerine koyan savcıya iade et. Beni o arasın, sen değil… Çünkü sana suç işletiyorlar.









İŞTE TAYYİP'E 25 MİLYON DOLAR RÜŞVET VEREN NAMUSSUZLAR: ŞENOL ILGAZ, MUSTAFA ILGAZ, İSMAİL ILGAZ, MEHMET ILGAZ, ASIM ÇINAR, CEMALETTİN SARAR

HÜLYA ÇOPUROĞLU İSMİNDEKİ FAHİŞEYE:

"Höyüğün hemen kenarındaki villanın temelini birlikte açalım mı?"



DEVLETİN RÜŞVETÇİ MÜDÜRÜ BANA YAZI GÖNDERİYOR:


“Höyükte fiziki bir tahribat yoktur…” (Hülya Çopuroğlu)

Radikal Gazetesi ve CNN TV muhabiri Ömer Erbil isteğim üzerine höyüğün üstüne çıkıyor, inceliyor ve bana diyor ki:

“Höyük tahrip edilmiş…”

Bir de siz bakın fotoğraftaki höyüğe…

Siz karar verin…

Sıradan bir vatandaş yapsa bunu, cezası 10 sene hapis…
Yaptığı binalar tek tek yıkılırdı…

Bu suçu işleyenler AKP kurucusu:

Şenol Ilgaz, Mustafa Ilgaz, İsmail Ilgaz, Mehmet Ilgaz, Asım Çınar ve Cemalettin Sarar…

Başbakan Tayyip’e 25 milyon dolar rüşvet verdiler ve yargıdan muaf edildiler…

Her türden suçu işleyen şerefsiz AK PARTİ'liler metreslerinin koynunda sefa sürerken...

Bu kirli işleri kamuoyuna sunan ben Kenan Akkuş bazen nezarethanede, bazen hapishanede, bazen tımarhanede...

İşte bunun adı ADALET...

Öyle değil mi Fahişe Müdür Hülya Çopuroğlu?

Alayınızın anasını skm…

Kenan Akkuş (esrehber)


http://www.radikal.com.tr/turkiye/hoyuge_nazir_villa-1072161








İŞTE SİZE POLİS TEZGAHI

Tarih 1 Mayıs 2014
İşçi bayramı(!)…
Efkan Ala’nın özel olarak İstanbul’a atadığı polisleri görüyorsunuz…
Hepsi seçmece…
Suçlu bir öğrenci bulamıyorlar…
Suçlu bir öğrenci yaratıyorlar…
Zorla poşu bağlayıp fotoğrafını çekiyorlar…
Sonra gözaltı…
“Yüzünü poşuyla kapatmış eylemci yakaladık…”
Her biri 100’er lira ödül alıyor…
Kelle başına 100 lira…
Yıllar önce bana da bir tezgah hazırladılar…
Başrolde Ömer isminde Yozgatlı bir orospu çocuğu…
Eskişehir Ekipler Amirliği’nde sıkılıp savcılara maşalık yapan bir piç…
Bana tezgahı kuruyor…
Ertesi gün deli raporunu aldırıyor…
Emreden Cumhuriyet Savcısı Celalettin Karanfil…
Rüşvetçi orospu çocuğu…
Mafyaların cinayetlerini örtbas eden bir sürüngen…
Heyete dahi girmeden, bu iki orospu çocuğu sayesinde iki adet deli raporuna sahip oldum…
Ağzınızla kuş tutsanız bu raporu size vermezler…
Ya milyonlarca lira vereceksiniz bu polis Ömer’e ve Savcı Celalettin’e…
Ya da harbiden deli olacaksınız Harun Yahya gibi…
Allah Kitap diyeceksiniz… Sarı memeli kedileri seveceksiniz…
Sonra Tayyip’le işbirliğine gidip Fetullah Gülen ve Fetullahçılar hakkında sahte belgeler üreteceksiniz, sahte kasetler düzenleyeceksiniz…
İki şerefsiz zırdeli…
Hırsız Tayyip ile komplo uzmanı Adnan Oktar…
Allah akıl fikir versin…


Kenan Akkuş (esrehber)







HATAY AKP’LİLERİN FUHUŞ REZALETİYLE ÇALKALANIYOR

Türkiye’ye sığınan binlerce Suriyeli Sünni kadını…
AKP’li pezevenkler pazarlıyor…
13-14 yaşında çocuklar bile fuhuş sektörüne düştü…
AKP’li pezevenkler muta nikahı adı altında 70’lik moruklara 15 yaşında kızları satıyor…

Bunlar tam orospu çocuğu…
Analarının yaptıkları namussuzlukları şimdi Suriyeli masum genç kızlara zorla yaptırıyorlar…
Hatay’da 20’den fazla “Helal Genelev” hizmet veriyor…

EY SURİYELİ SÜNNİ FAHİŞE BACILARIM…

Türkiye’ye kaçıp Tayyip’in pezevenklerine sermaye olacağınıza…
Memleketinizde kalıp düşmana karşı savaşarak ölseydiniz…

CHP, TBMM’YE ARAŞTIRMA ÖNERGESİ VERMİŞ:

Soma katliamından aylar önce, CHP milletvekilinin Soma’da yaşanacak olayları önceden TBMM’ye araştırma önergesi ile bildirdiği gibi…

Şimdi de Hatay’da yaşanan Suriyeli kadın ve kızların pazarlanması konusunda bir milletvekili TBMM’ye araştırma önergesi vermiş…

AKP’li milletvekillerinin oy çokluğuyla reddedilmiş…

Şu Müslümanlara bakınız…

Pezevenkler…

Kenan Akkuş (esrehber)







ZARRAP'IN OROSPULARI YÜZÜNDEN BİR POLİSİMİZ İNTİHAR ETTİ

İŞTE BU HIRSIZ RÜŞVETÇİ OROSPU ÇOCUKLARI YÜZÜNDEN ŞEREFLİ BİR POLİSİMİZ İNTİHAR ETTİ...

SAVCI EMRİYLE MUAMMER GÜLER'İN OĞLU BARIŞ GÜLER'İ GÖZALTINA ALAN POLİSLERDEN EMİRHAN NİYAZİ PAÇACI'YA YAPMADIĞINI BIRAKMADILAR...

ALTI DEFA SÜRGÜN ETTİKTEN SONRA BASKILAR YAPARAK BUNALTTILAR...

ALNI ÖPÜLESİ ŞEREFLİ TÜRK POLİSİ NİYAZİ, İÇİŞLERİ BAKANI EFKAN ALA'NIN EMRİYLE BASKI ALTINA ALINDI...

NAMUSSUZ GÖT KILI AMİRLERİNİN PSİKOLOJİK BASKILARINA DAHA FAZLA DAYANAMADI, İNTİHAR ETTİ...

OYSA POLİS MEMURU EMİRHAN FETULAHÇI DEĞİL, MHP'LİYDİ...







BUNLARIN ALAYI AYNI BOK… AL BİRİNİ… VUR ÖBÜRÜNE…
VALLAHİ FARKLARI YOK… HEPSİ FOTOKOPİ MAAŞALLAH…


HAYATİ YAZICI, RÜŞVETÇİ ZAFER ÇAĞLAYAN İÇİN SORUŞTURMA BAŞLATMIŞ…

Fatura bedelini ödemiş(!)…
Kolundaki 700 bin liralık saatin gümrük vergisini ödememiş…
Gümrük vergisi 110 bin lira, cezasıyla 260 bin liraymış…
Oysa Türkiye Cumhuriyeti Yasalarına göre Zafer Çağlayan’ın cezası: vergi kaçırmaktan 5 yıl hapis…
Bir çok şahıs gümrükten kaçırdığı mallar yüzünden cezaevinde yatıyor…
Başbakan Tayyip’in şahsına ve çetesine yönelik suçları örtbas ettirme becerilerinde olduğu gibi, yarın bu konuyu da unutacağız…

Zaten bizim kuş kadar kalmış beynimize güvenerek yapıyorlar ya bu namussuzlukları…
Neleri unutmadık ki…

BAKIN HAYATİ YAZICI ADINDAKİ GÜMRÜKÇÜ KİM?

Bir avukat… Hakimlik yapmış… Askeri Hakimlik yapmış…
Kısaca yargı, adalet, kanun, Anayasa konularını çok iyi bilen kimse…

İŞTE BU GAVAT HAKİMLE İLGİLİ BİR ANIMI ANLATAYIM:

2006 senesinde TBMM’nin kendilerine sunduğu e-mail adresine bir mektup gönderdim.
@tbmm.gov.tr’ye…

Dedim ki: “Eskişehir’de AKP kurucusu bir çete cinayetler işliyor, Eskişehir’in savcıları da cinayetlere kaza süsü veriyor. Örtbas ediyorlar…

AKP’li bu çete sahibi olduğu gece barında (BU-DA BAR) gençlere uyuşturucu satıyor…

AKP’li bu çete, 2600 yıllık Frigya höyüğünü yağmalıyorlar, antikaları yasadışı yollarla toprak üstüne çıkarıyor, papazlar aracılığıyla Yunanistan’a kaçırıyor, Yunanistan’dan gelen dolarları, Eskişehir Döviz Bürosu’nda Eskişehir halkına satarak kara paraları aklıyorlar…

AKP’li bu çete vergi kaçırıyor, naylon fatura kesiyor, vergi ödemek yerine daha devletten teşvik kredisi, destek kredisi alıp üstüne yatıyorlar… Eskişehir Defterdarına bizzat ihbar ettim fakat Defterdar’a da rüşvet yedirip yasadışı işlerini kapattılar…

AKP’li bu çete, Frigya Antik Şehri’nin üzerine 70 adet kaçak lüks villa inşa ettiler. Oysa arazi birinci dereceden korunması gereken antik sit… Çivi dahi çakamazlar. Ruhsatların hepsi sahte… Belediye başkanları rüşvet alıp uyduruk sahte inşaat ruhsatı düzenliyor.

AKP’li bu çete, devletin müdürleriyle, amirleriyle, rektörleriyle anlaşarak devleti soyuyorlar. Bunlar: Osmangazi Üniversitesi, Karayolları Şube Müdürü, Eskişehir Organize sanayi Bölge Müdürlüğü…

AKP’li bu çete özel şirketleri sahtekarlık yoluyla soyuyor, şişirilmiş faturalar düzenleyip trilyonlarca dolar hırsızlıyor…

AKP’li bu çete banka hortumluyor: Emlakbank…

Bunlara ilave edebileceğim en az otuz suçları daha var…

AKP kurucusu bu ÇETE, Eskişehir Savcılarına ve Hakimlerine rüşvetler yağdırarak yasa dışı işlerini örtbas ettiriyor…

Bu katilleri yargılatmam için lütfen bana yardım edin…”

Sanırım bir ay kadar sonra telefonla arandım…

Arayan Milletvekili Hayati Yazıcı idi…

0312 473 00 15 nolu telefondan arıyordu.

Bana söylediklerini aynen aktarıyorum:

“Ulan sen kimsin? Sen kimsin? Sen kendini ne zannediyorsun?
Kimsin ulan sen yavşak… Bana ne hakla mektup yazıyorsun?
Söylesene ulan sen kimsin?”

“Ben Kenan Akkuş’um, sen kimsin?”

“Ben Milletvekili Hayati Yazıcı’yım… Bak bir daha bana mektup falan yazma. Bir derdin varsa işte Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi orada… Git oraya… Ak Parti’li birinin cinayetinden sana ne? Seni ne ilgilendirir? Anan mı baban mı?

Ak Parti’linin hırsızlığından sana ne oğlum? Sana ne? Uyuşturucu satıyorlarmış… Sana ne ulan? Bir yerine mi battı? Git sen de sat… Engel olan mı var? Kaçak villa yapıyorlarmış… Aferin onlara… Git sen de yap…

Beceremiyor musun? O zaman kimseyi şikayet etme… Yavşak…”

Telefon suratıma kapandı…

Şimdi soruyorum:

Söyledikleriyle namussuz şerefsiz bir alçak olduğunu öğrendiğim Hayati Yazıcı isimli bu zat, aynı ÇETE içinde hizmet verdiği rüşvetçi arkadaşı için soruşturma açar mı?

Bence açmaz…

Eğer bir Milletvekili, özellikle Hakimlik ve Askeri hakimlik yapmış…

Anayasayı, ceza hukukunu çok iyi bilen biri, yukarıda okuduğunuz cinayetler için, kaçakçılık için, uyuşturucu için “sana ne?” “git sen de yap” diyebiliyorsa…

Aynı ÇETE mensubu rüşvetçi arkadaşı Zafer Çağlayan’a “AFFERİN” deyip sırtını sıvazlamıştır…

Kenan Akkuş (esrehber)





















ASRIN HIRSIZI MELİH GÖKÇEK:


İçişleri Bakanlığı, Melih Gökçek'in işbaşına geldiği 1994 -2002 yılları arasında Ankara Büyükşehir Belediye'sinde, 169 yolsuzluk ve usulsüzlük iddiası nedeniyle inceleme ve soruşturma açtı.

İçişleri Bakanlığı verilerine göre, Bakanlık, Ankara Büyükşehir Belediyesi hakkında 1994 yılında 8, 1995 yılında 7, 1996 yılında 18, 1997 yılında ise 16 inceleme ve soruşturma dosyası açtı.

1998 yılında 26, 1999 yılında 13, 2000 yılında 32, 2001 yılında ise 48 dosya işleme konarak izlendi.

2002 yılında ise şu ana kadar 1 dosya açıldı.

Yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarının ortalaması alındığında Gökçek döneminin görevde kaldığı 9 yılda ayda bir dosya İçişleri Bakanlığı'nın takibine uğradı.

Ankara Büyükşehir Belediyesi'nde İçişleri bakanlarının onay emirlerine göre yapılan görevlendirmeler sonucu yapılan inceleme, araştırma ve soruşturma konuları ve sonuçları şöyle:

SORUŞTURMA İZNİ İSTENEN DOSYALAR

İçişleri Bakanlığı müfettişlerince yapılan ifadelerin de bulunduğu Ön İnceleme Raporları ile soruşturma izni verilmesi istenen dosyalar:

Çayyolu'nda plansız ve kaçak yapılaşmaya izin vermek.

Belediye büfelerinin yerlerini usulsüz değiştirmek.
Mahkeme kararlarının uygulanmaması.

Büyükşehir belediyesine ait kamyon ve iş makinalarının hiçbir ücret almadan Keçiören ve Pursaklar Belediyesi'nde çalıştırılması. Kesinleşmiş mahkeme kararına rağmen kamulaştırma bedellerinin ödenmediği.

Singapur, Kualalumpur, Seul ve Bükreş gezi giderlerinin belediyece ödenmesi.

Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesine toplantı sırasında hakaret edilmesi.

Belediye'ye ait arsanın düşük bedelle BELKO'ya satılması.

Çeşitli bölgelerden İstanbul'a soğan, patates götüren kamyonların Gölbaşı mevkiinde durdurularak mevzuata aykırı şekilde yükün fatura değerinin yüzde 25'i tutarında fatura verilmesi.

Zafer Çarşısı üstünde bulunan ticarethanelerin kiraya verilmesine rağmen belediye başkanınca onaylanmayarak iptal edilmesi.

Devlet İhale Yasası'na ve İmar veya ilgilinin sosyal yaşantısı bakımından geliriyle uygun olduğu kabul edilemeyecek harcamalar şeklinde ortaya çıkan artışlar, bu Yasa'nın uyglanmasında haksız mal edinme sayılır.

ACELE DOSYALAR

İçişleri Bakanlığı müfettişlerin, teftişleri sırasında, acele olarak düzeltilmesini gerekli gördükleri konular hakkında hazırlanan dosyalar:

Belediye danışmanının irticai faaliyetlerde bulunması.
İmar planında usulsüz uygulamalar yapılması.

Tanıtıcı Bayraklar Kullanma İznine ve Tescil işlemlerine Ait Yönetmelik'e aykırı davranılması.
Elektronik kartlı doğalgaz sayacı ihalesinde usulsüzlük yapılması.

ÜZERİNE GİDİLMEYEN DOSYALAR

İçişleri Bakanlığı incelediği konuların kimi hakkında da rapor hazırlamaya gerek duymadı ya da hazırladığı raporlar çeşitli bürokratik kademeler tarafından engellendi. İçişleri Bakanlığı'nın sonuca ulaştırmadığı dosyalar arasında şunlar bulunuyor:

Eryaman Güzelkent toplu konut alanını Metropol imar A.Ş.'ye vermek.

500 adet afiş ilan panosunun usulsüz kiralandığı.

Yolsuz ve usulsüz şekilde malzeme alındığı.

Ankara Metrosu inşaatında yolsuzluk yapıldığı.

19 Mayıs Bayramı kutlamaları için Kızılay meydanına asılan Atatürk posterini maket bıçağı ile parçalatmak.

Keçiören Belediyesi sınırları içerisindeki mülkiyeti büyükşehir belediyesine ait işyeri denetimini yürürlükteki mevzuata ve bu konuda verilmiş mahkeme kararlarına aykırı olarak Keçiören Belediyesi'ne devretmek.

Hazine Müsteşarlığı'ndan izin almadan otobüs alımında ihale yapılması.

Mamak çöplüğünün ekonomik ömrünü doldurmuş olduğu halde bu soruna duyarsız kalınması.

Otopark yeri olarak ayrılan taşınmaza kamulaştırılmıştır şerhinin kaldırılması yönünde verilen mahkeme kararını uygulamamak.

Türk Bayrağı Yasası'na ve Türk Bayrağı Tüzüğüne aykırı davranmak. Amblem konusunda mahkeme kararını uygulamamak.

Büyükşehir belediyesi ambleminin tanıtıcı bayrak olarak kullanılmasının reddedilmesine rağmen ASKi spor salonunda kullanılması.

Dikmen Vadisi projesindeki inşaatlara usulsüz ruhsat verilmesi.

Kılık kıyafet yönetmeliğine aykırı davranışta bulunan personele göz yummak.

Meşrutiyet üst geçidinin ihale ve imarında usulsüzlük yapılması ve 5 ayrı konu.

Kanal A'daki programın reklamını yapmak amacıyla belediyeye ait reklam panolarını kullanmak.

EGO Genel Müdürlüğü şoförlenin yaptıkları kazalar sonucunda meydana gelen zararlara göz yummak.

Belediye memurlarına baskı yaparak Anayasal haklarını kısıtlamak.

İhalesi yapılan 25 bin adet elektronik kartlı su ölçme sistemi alımı ihalesinde Atlas-Manas konsorsiyumunun haksız olarak elenmesi yoluyla ihalenin EAS adlı firmaya verilmesi.

Kayseri'de oynanan FB ve Gençlerbirliği maçına belediye otobüslerini tahsis ederek görevini kötüye kullanması.

Belediyede çalışan memurların sicillerinin kasten olumsuz doldurulması.

Verilen mahkeme kararını bulamamak.

Benzin istasyonunun usulsüz kiraya verilmesi.

Doğalgaz satışında aboneleri zarara uğratma.

Türkiye Genel Hizmetler İşçi Sendikasına üye işçilere baskı yaparak sendika değiştirtmek.

Başkanlık konutuna alınan eşyaların ihalesinde yolsuzluk yapılması.

NOT: Yukarıda okuduğunuz kirli işler Tayyip tarafından örtbas edilmeye devam ediliyor.

Kenan Akkuş (esrehber)











IŞİD TERÖRİSTLERİNİ YARATAN TAYYİP VE ÇETESİDİR
  
HALKA YALAN SÖYLEMEK VATANA İHANETTİR…

IŞİD’İ YARATANLAR, İŞTE BU HAİNLERDİR…

İŞTE BU HAİNLERİN HİÇ BİR DOĞRU LAFI YOK…

MİLLETİ SİNDİRMEK İÇİN GESTAPOLAŞTILAR…

Işid’i ordu haline getiren Tayyip ve çetesidir… Gizli ses kaydıyla belgeli…
Işid’e silah veren, Tayyip ve çetesidir… Gizli ses kaydıyla belgeli…
Işid’e gıda veren Tayyip ve çetesi… Gizli ses kaydıyla belgeli…
Işid’e asker veren, Tayyip ve çetesidir… Gizli ses kaydıyla belgeli…
Işid’e  “tesettürlü fahişe” veren Tayyip ve çetesidir…

 5 BİN AKP ÜYESİ GENÇ, IŞİD SAFLARINDA KELLE KESİYOR

BUNUN ADI VATANA İHANET… 

DOĞRULARI KAMUOYU İLE PAYLAŞANLARI LİNÇ ETME YASALARI HAZIRLADILAR…

VE BU YASALAR BU HAİNLERİN SONU OLACAK…

ASILACAKLAR…

Kenan Akkuş (esrehber)







ULAN NASIL ULUSAL GÜVENLİKTEN BAHSEDERSİN ŞEREFSİZ TAYYİP

Ulusal güvenliğimizi tehdit edenler ne gazeteciler, ne internet, ne deşifre eden vatanseverler…
Ulusal güvenliğimizin tehdit edenler sen ve işte bu dört adet vatan haini orospu çocuğudur…
Ananızı sikeyim ananızı…

EY VATAN HAİNİ ŞEREFSİZ MÜSLÜMAN TAYYİP, ALLAH’IN ADIYLA OKU:

Adam bildiğimiz dört adet orospu çocuğu savaş çıkarmak için tezgah hazırlıyor:
Suriye’ye dört adam gönderip Türkiye’ye sekiz füze attırmayı planlıyor…
Süleyman Şah karakolundaki 25 askerimizi, El Kaide terör örgütüne öldürtüp, bunu savaş sebebi sayacaklarından bahsediyor…
Kim bunlar?
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu…
Mit Müsteşarı Hakan Fidan…
Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu …
Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Yaşar Güler…

Şu hale bakın ya…
Vergilerimizle beslediğimiz orospu çocukları sekiz füzeyle bir çok insanımızı katledecekler…
Özellikle Güneydoğu'daki Kürt halkımızı...
Süleyman Şah karakolundaki 25 askerimizi katledecekler…
Bunları El Kaide terör örgütü ve Esad’ın üzerine atacaklar…
Savaş çıkaracaklar…
Böylece seçimler ertelenecek…
Ananızı sikeyim ananızı…

Şerefli bir vatansever bu sesleri kaydedip deşifre ediyor, göt korkuları başlıyor, “ulusal güvenlik” diyerek milletle dalga geçiyorlar…

Anansını siktiğim orospu çocukları…
Sen nasıl ulusal güvenlikten bahsedersin?
Sizler komplolarla savaş çıkarırken ulusal güvenliğin anasını sikiyorsunuz …
İnsanlarımızı öldürmenin planlarını yapıyorsunuz…
Askerlerimizi El Kaide teröristlerine öldürtmenin tezgahını hazırlıyorsunuz…

Utanmadan bir de sesleri kaydedip kamuoyuna sızdırana “Alçak, namussuz, şerefsiz” diye bağırıyorsunuz…
Bağırıp çemkirmekten Şabaniye’ye dönmüşsün.
Alçak da sensin, namussuz da sensin, şerefsiz de sensin…
Sesleri kaydedip deşifre eden şahıs bu memleketin vatanseveridir, şereflisidir…
Çünkü sizin gibi milletini katledecek kadar gözü dönmüş orospu çocuklarını bize tanıtmıştır.
Bu sebeple “Alçak, namsussuz, şerefsiz” kelimelerini kullanan Davidoğlu da, Ermeni Bülent Arınç da sen Rum tohumu Teyyup da anası Ermeni altına yatmış mahluklarısınız…

Ananızı sikeyim...

Gizli kapılar ardında Türk milletini bitirmeye çalışan orospu çocuklarısınız…
Karınızı kızınızı sikeyim…

Ulan sizleri astırmazsam bana da Kenan demesinler…
Orospunun doğurdukları…
Şeresiz köpekler…

Kenan Akkuş (esrehber)

Not: Bu ses kaydını kim kaydedip deşifre ettiyse, onun ellerinden ayaklarından öpeceğim…
Bu vatansevere zerre zarar verecek adamın anasını sikip alnından mıhlayacağım…
Bekleyip görün…








TAYYİP BAŞKAN OLURSA TÜRKİYE'DE NELER OLACAK?

Tayyip ve rüşvetçi çetesi için Cumhurbaşkanlığı makamı, çantada keklik…
Halk oylamasıyla Tayyip’in birinci adam olacağı kesin…
Her türlü sahtekarlık projeleri tamam…
Yüksek Seçim Kurulu’nun bilgi işlem merkezi Tayyip’e çalışacak…
İlçe Seçim Kurulu Başkanları Hakimlerimiz Tayyip’e çalışacak…
Yine yüz binlerce Suriyeli, Iraklı, Afrikalı göçmen kardeşlerimiz, her ay devletten aldıkları bin liralık yardımın karşılığını sandıkta Tayyip’e oy vererek minnetini gösterecek.
Yine mezarda yatan on binlerce cesedimiz Tayyip’e oy verecek…
AKP denen zift karası partinin namussuzları her türlü “sadakat projesi”ni dizayn etti.
Sahtekarlara ceza da yok…
Hatırlayın yerel seçimleri…
Binlerce sahtekarlık ve hırsızlık tutanağı tutuldu…
Bir tanesi bile Yargı’ya ulaşmadı, İl Seçim Kurulu Başkanları Hakimler tutanakları yırttı.
Çünkü hırsız namussuz sahtekarların hepsi AKP’liydi…
Bu olay bir ilkti, son olmayacaktı…

***

Ülkemizde her şey değişti
Değişmeyen ne kaldı, bulamıyorum.
Kapatılan Atatürkçü siteler bir yana…
İnternette bir tane bile porno sitesi kalmadı.
Demek ki sapıklarımız porno seyretmek için başka yollar deneyecek.
Mesela gizli kameralar, röntgenler falan…
Yakın bir gelecekte gözleri oyulmuş sapıklarımız teşhir edilebilir.
Olacağına bak…

***

Yargıtay, Anayasa Mahkemesi ve Ordu, şimdi Tayyip’in uydusu.
GIK’ları çıkmıyor…
Çünkü yöneticilerinde korku var: GÖT KORKUSU…
“Bismillah” denecek ve Yeni Anayasa yazılacak.
Sistem ne olacak?
Başkanlık sisteminde Cumhuriyete yer yok…
Ülkemizin adı ne olacak?
Türkiye Devleti mi olacak?
AMD mi olacak? (Anadolu Medeniyetleri Devleti).
Tayyip, “Türk” kelimesinden nefret eder.
Milliyetçilikten nefret eder.
Türkiye demek, Türklerin yaşadığı ülke demek.
Ülkemizin adının değişmesi söz konusu.
Yardımcı olmak boynumuzun borcu:
Selçuklu Devleti’nin kurucusu kimdi?
Selçuk Bey…
Osmanlı Devleti’nin kurucusu kimdi?
Osman Bey…
Tayyipli Devleti neden olmasındı?
Ya da TEYYUPLU DEVLETİ…
Tayyip’in asıl ismi Teyyup… Rahmetli Rum dedesinin adı: TEYYUP…
Teyyup Bey’in, Osman Bey’den, Selçuk Bey’den nesi eksik?
İkisi de Türklüğünden utanmamış mıydı?
Türk adı altında devlet kurmak varken, neden Osmanlı, neden Selçuklu?
… ve şimdi neden olmasın TEYYUPLU?

Bence en uygunu bu: TAYYİPLİ RUM DEVLETİ…
Tayyip’in anne tarafı Gürcü yahudisi, baba tarafı Rum olduğu belgeli iken…
Devletimizin isminin değiştirilmesi konusunda şüphe duymak hakkım.
O şüpheyi Türk Milleti olarak hepimiz duymalıyız.
Kaygı içinde Yeni Anayasa’nın yazma işlemini takip etmeliyiz.
Tayyip’in ve çetesinin, yaklaşık on iki senedir yaptığı icraatlar ortada:
Okullarımızın tamamı İmam Hatip’lere dönüştürüldü.
Bunun adı DARBE mi? DEVRİM mi?

Adı ne olursa olsun, adı darbeciye çıkmış emekli komutanlarımıza hak verir oldum.
Olabilecekleri görmüşler, gerektiği yerde muhtıra, gerektiği yerde darbe…
Türkiye Cumhuriyeti’nin bekası adına irtica ile savaşmak…
Sitemlerim şudur ki devamını görememişler:
Günün birinde intikam hırsıyla kodeslere tıkılacaklarını…
Kodeslerde çürütüleceklerini tahmin edememişler.
Şimdiki akılları olsa, olaylara karışmış gençlere işkence etmez, onların yerine Tayyip’in din maskeli akıl hocalarını bir bir sallandırırlardı:
Mason Fetullah, Kürt Milliyetçisi Korkut Özal, Girit Rumu Bülent Arınç…
Bu konuda pişmanlık duyduklarına inanıyorum.
Fakat henüz geç değil…
Sabah olmadı…
Güneş doğmadı…
İntikamsa… İntikam…
Adını da koyalım: İKİNCİ KURTULUŞ SAVAŞI
Gazamız mübarek olsun…
Rabb’im utandırmasın… 


(Kenan Akkuş)



TAYYİPİN KAÇAK VİLLALARINA NE OLDU?

Hırsız Tayyip’in İzmir/Urla sınırları Zeytineli dolaylarında kendisi ve ailesi için yapılan villaların bulunduğu arazinin 1. derece sit alanı olmasına rağmen usülsüz şekilde 3. derece sit alanı haline getirilmesi, imara açılmadan arazi üzerinde binaların yapılmaya başlanması büyük bir skandaldı fakat örtbas edildi.

Aslında Latif Topbaş, deniz koyunu özel tahsisli olarak imara açtırarak yaptığı kaçak villaları yasal hale getirmek istemektedir.

Kaçak villaları yaptığı koy 1. Derece Sit Alanı içinde bulunması sebebiyle imara açılamamış, arazinin imara açılabilmesi için 2 villa Hırsız Tayyip’e rüşvet olarak verilmiştir.


HIRSIZ TAYYİP, RÜŞVETÇİ LATİF TOPBAŞ VE ÇETESİNE SUÇLAMALAR İŞTE:

-Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurmak, Yönetmek, Üye Olmak, Örgüte Bilerek ve İsteyerek Yardım Etmek
-Rüşvet Vermek, Rüşvet Almak, Rüşvete Aracılık Etmek
-Resmi Belgede Sahtecilik
-İhaleye Fesat Karıştırmak
-İrtikap
-İmar kirliliğine yol açmak
-Pasaport Kanuna Muhalefet
-Suçtan Kaynaklanan Malvarlığını Aklama

Suçlamalar ve belgeler bu ülkenin Cumhurbaşkanı’na yönelik olduğu için iddianame yazılamamakta, dava açılamamaktadır.

Bu kaçak villaları yıkma teşebbüsü üzerine hırsız Tayyip, İzmir Valisi Cahit Kıraç’ı görevinden almıştır.


VİLLALARI YIKMA TEŞEBBÜSÜ VALİYİ UÇURDU

Arazinin imara açılabilmesi için 1. Dereceden 3. Derece Sit alanına dönüştürülmesi gerekmiştir.

Bu aşamada, 2012 Şubat ayında dönemin İzmir Valisi M.Cahit Kıraç’ın SİT alanında bulunan Topbaş’ın daha önce yaptığı villaları “Yıkacağım” demesi üzerine Topbaş valiyi Erdoğan’a şikayet eder.

Konu ile ilgili 05.01.2013 tarihinde MUSTAFA LATİF TOPBAŞ ile 9053XXXXXXXX numaralı telefonu kullanan R. Tayyip ERDOĞAN arasında 16:47 sıralarında gerçekleşen görüşmede;

M.LATİF TOPBAŞ: “Abi bunu söylemeyi unuttum ya abi şu İzmir Valisi’ne telefon açtırsan da bizim oraları biraz şey yapıyor adam yani”
R. TAYYİP ERDOĞAN: “Ne yapıyor?”
M.LATİF TOPBAŞ: “Yıkmak mıkmak diye bir şeyler yapıyor.”
R. TAYYİP ERDOĞAN: “Büf…”
M.LATİF TOPBAŞ: “Ha evet bazı yerleri…”
R. TAYYİP ERDOĞAN: “Yani evlerle ilgili mi?”
M.LATİF TOPBAŞ: “Ha evlerle ilgili falan onu biz zaten mahkemeye gittik onu birinci dereceden üçüncü dereceye çevirmek için müracat ettik, orda zaten birinci derecelik bi şey yok, yani tarih eser yok, bi şey yok, birisinden bi haber atarsanız inşallah”
R. TAYYİP ERDOĞAN: “Nerden çıktı bu?”
M.LATİF TOPBAŞ: “Vallah bilmiyorum işte herkes bi şey karıştırıyor yani mühim bi şey değil de…”

Bu görüşmeden sadece 4 ay sonra Mayıs ayında Vali Mustafa Cahit KIRAÇ kararnameyle İzmir Valiliğinden alınıyor.

ŞİMDİ VALİLER BAŞSAVCI…
SAVCILAR EMRİ VALİLERDEN ALIYOR…
ESKİŞEHİR BAŞSAVCISI GÜNGÖR AZİM TUNA’YI GÖREVE DAVET EDİYORUZ:
AKP KURUCUSU KATİL ILGAZ MAFYASININ KAÇAK VİLLALARI KONUSUNDA SORUŞTURMA BAŞLATINIZ…
İZMİR URLA’DAKİ BAŞBAKAN’A AİT İKİ ADET LÜKS VİLLA HAKKINDA VERİLEN YIKIM KARARI EMSALDİR…
LÜTFEN İLGİLİ MAKAMLARI GÖREVE DAVET EDİNİZ…


ESKİŞEHİR VALİSİ GÜNGÖR AZİM TUNA’YA 

Eskişehir Odunpazarı Sümer Mahallesi’nin ortasında yer alan 2600 yıllık Frigya höyüğünün çevresi (45 kaçak villa dahil, Sarar Tekstil fabrikası dahil, yol kenarında sıralanmış fabrika binaları dahil, Fahri'nin arazisi dahil) Porsuk Çayı ile Kütahya yolu arasında kalan toprak altında antik şehir vardır ve Eskişehir turizmine kazandırmak için 10 senedir mücadele ediyorum.

Konuyla ilgili siz Sayın Vali'ye iki sorum var:

SORU 1). 2863 sayılı sit alanı yasası, nasıl ki Fahri'ye kendi arazisinde çivi dahi çaktırmıyorsa, Ilgaz mafyasının 45 kaçak villası, Sarar Tekstil fabrikası ve yol kenarındaki fabrika binaları yıkılmak zorundadır. Şehir içinde başka fabrika bırakılmadığından, Sarar Tekstil de zaten yasa gereği şehir dışına taşınmak zorundadır.

Yılmaz Büyükerşen, Ilgaz mafyasına "yüzde 10 inşaat yapabilir" belgesi verirken, aynı araziyi paylaşan Fahri'ye çivi dahi çaktırmamaktadır. Çünkü Fahri, Yılmaz Büyükerşen'e rüşvet yedirmemiştir. Fahri, kendi arazisinde ailesiyle birlikte bir konteynerde yaşamaktadır.

Yılmaz Büyükerşen'e milyonlarca dolar rüşvet veren Ilgaz mafyasına paşa muamelesi yapılırken, konteynerde yaşayan Fahri'ye köpek muamelesi yapılmaktadır.

Eskişehir’de Adalet bu mudur?

SORU 2). 45 kaçak lüks villanın yer aldığı Ilgaz sitesinin tam ortasından geçen “Eski Değrimen Yolu”, Odunpazarı Belediyesi’nin kayıtlarında “umuma açık” olarak gözükmektedir. Bu yolun her iki girişinde barikatlar vardır ve özel güvenlik elemanları tarafından korunmaktadır.

Bu durum Anayasal suçtur. Umuma açık olan bir yolu hiç bir şahıs kapatamaz, halkın geçmesi engellenemez.

Eskişehir’de Adalet bu mudur?

Eskişehir Valisi Güngör Azim Tuna, bu iki adaletsizlik örneği hakkında işlem yapmalıdır.

Saygılarımla… 18/02/2014
Kenan Akkuş

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder