10 Mart 2016 Perşembe

BİR AKP'Lİ İLE BİR CHP'LİNİN RÜŞVET İŞLERİ




ESKİŞEHİR HALKI, KENDİNİ ZEHİRLEYEN BU İKİ YAVŞAĞA HÜRMET EDİYOR
ESKİŞEHİR’DE KANSER VAKALARI ÇOĞALDI…
ÖZELLİKLE LÖSEMİ… SEBEP? 
İŞTE BU İKİ ŞEREFSİZ: SARAR VE BÜYÜKERŞEN…
BU HİZMETLERİNDEN DOLAYI ESKİŞEHİR HALKI SAYGI DUYUYOR…

BEN ANA AVRAT KÜFREDİYORUM…


ESKİŞEHİR HALKINI ZEHİRLEYEN AKP'Lİ CEMALETTİN SARAR'A

Yavşak Cemalettin,

Eskişehir Sümer Mahallesi’ndeki fabrikanı ne zaman şehir dışına taşımayı düşünüyorsun?
Ben ana avrat küfür etmeye başlayınca mı?

Taşıman için üç sebep: 
1. Fabrikanın bulunduğu arazi birinci dereceden korunması gereken antik sit. 

2. Eskişehir içinde senin fabrikan dışında başka fabrika kalmadı. Büyükerşen'e yağdırdığın rüşvet karşılığında fabrikan korunuyor. İki yüzlü şerefsiz Büyükerşen seni de malını da yasa dışı bir hizmetle koruyor. Şehir imar planında senin fabrikanın arazisi 1. dereceden korunması gereken 2600 yıllık antik şehir gözüküyor. Fabrikanın altında antik şehir var ve Eskişehir turizmine kazandırılması gerekiyor. 

3. Fabrikanın zehirli kimyasal atığını Porsuk çayına bırakıyorsun. Eskişehir halkını zehirliyorsun. Porsuk’ta bir adet canlı kalmadı. Yaptırdığın arıtma tesisini, Eskişehir halkının gözünü boyamak için yaptırdın. Fabrikandan çıkan kimyasal zehirin arınması mümkün değil. Sen kimi kandırıyorsun şerefsiz adam…

Al sana fabrikanı şehir dışına taşıman için üç önemli sebep. 

Sen Ak Parti’li değil de bir başka partiden olsaydın, Tayyip şimdi senin ananı bellerdi…

Dua et ki Tayyip’in en yakın arkadaşısın…

Ve şerefsiz Tayyip, Eskişehir halkının zehirlenmesi pahasına senin her türlü pisliğini kapatıyor…

İkinizin de Allah belasını versin…

Pislik köpekler…

Kenan Akkuş (esrehber)


SARAR TEKSTİL ESKİŞEHİR'E KANSER SAÇIYOR

Cemalettin Sarar'a ait bu fabrika birinci dereceden korunması gereken sit alanı üzerindedir. Altında ve çevresinde toprak altında 2600 yıllık Frigya antik şehri bulunmaktadır. 

Arıtma tesisi yapmasına rağmen, eğer dikkatli bakılırsa fabrika atığı olan suların yeterince arıtılmadığı, göstermelik olarak yapıldığı, bu arıtma tesisinden çıkan suların Porsuk Çayı'na bırakıldığı görülmektedir.

Üstelik bu fabrika Eskişehir merkezinde, şehir içinde kalmış tek fabrikadır. Büyükerşen'in yaptığı şehir planlamasına göre Eskişehir içinde başka fabrika bırakılmamış, Büyükerşen'in zorlamalarıyla şehir dışına çıkarılmıştır.

En son ETİ GIDA şehir dışına 10 sene önce taşınmasına rağmen, gördüğünüz gibi Cemalettin Sarar'ın olduğu iddia edilen Sarar Tekstil tam 10 senedir şehir dışına taşınmadığı gibi, hala hiç bir girişimde bulunulmuyor.

Porsuk Çayına bıraktığı zehirli atıklar, balıkların tükenmesine sebep olmuştur. 

Kısacası şehrimizin ortasından zehirli su akmaktadır.

Cemalettin Sarar, bu konuları örtbas etmek için Büyükerşen'in cebine sürekli bir şeyler sokmaktadır.

Eskişehir'liler de, Cemalettin Sarar'ın yasa tanımaz tavırlarını görmek istemedikleri gibi, Büyükerşen'in cebine giren bir trilyon civarındaki rüşveti de "Helal olsun, yarasın Büyükerşen'ime" diyerek Büyükerşen'e sevgilerini sarkıtmaktalar.

Oysa yaz günleri bu arıtmadaki zehirli sular buharlaşıyor, Eskişehir halkı da zehir soluyor. Karbonmonoksit gazından yüz bin kat fazla zehirli bu atıklar Eskişehirlileri kanser ediyor.

Tam on senedir bu konuyu Eskişehirlilere anlatıyorum.
Sorumlusu Büyükerşen zaten duymuyor, çünkü Eskişehirlileri değil rüşveti çok seviyor.

Ben de bu şehirde yaşıyorum ve Büyükerşen beni de zehirliyor.

Yarın hasta olmayacağınızın garantisi var mı?

Bana saygısı olmayan Büyükerşen'e işte bu sebeple küfrediyorum.

Eskişehir halkı bunları görmüyor. Büyükerşen'in yaptığı heykelleri, Porsuk'a gömdüğü betonları, Sazova'daki korsan gemisini görüyor, Büyükerşen'in hizmet ettiğini sanıyor.

Cemalettin Sarar'ın zehir saçan pislik fabrikasını görmüyor... 

Ben tepkimi koyup mücadele ettiğim için huzurluyum.

Ya Eskişehir halkı?

Sizler mutlu musunuz?

12 Şubat 2013 





ESKİŞEHİR NASIL PİSLİK YUVASI OLDU?

Gördüğünüz bu fabrika Eskişehir’in göbeğindeki tek fabrika…
Bir AKP’linin…
Tayyip’in en yakın arkadaşı Cemalettin Sarar’ın…
Sözde hacıya gitti bu şerefsiz…
Temizlik imandan gelirmiş…
Söyleyen bok yemiş…
Cemalettin’in dini imanı olsa fabrikasının bahçesini bu hale getirmez.
Eskişehir halkını zehirlemez…
Büyükerşen rüşveti yiyor, görmüyor…
Sağlık Müdürü AKP’li diyor, bakmıyor…
Eskişehir Valisi tarikatçı diyor, ilgilenmiyor…
Üstelik Tayyip’in en yakın arkadaşı…
Hadi gel de gör…
İşte fotoğraf, Eskişehir’in göbeği pislik yuvasına dönmüş…
Sarar’ın fabrikası mikrop saçıyor…
Bakın şu arıtma tesisinin haline, altı havuzun tamamı simsiyah.
Oysa havuzların her biri, diğerinden farklı olmalıydı.
Arıtma tesisinin çalışmadığı ortada…
Arıtılmayan zehirli kimyasal boyalar Porsuk çayına akıtılıyor.
Porsuk'ta canlı yaşamaz olduğu gibi, bir çok çiftçi tarlasını Porsuk'tan suluyor.
...ve zehire bulanmış ürünü kendi yediği gibi, Eskişehir halkına da satıyor.
Sözün özü Sarar ve Büyükerşen bizi zehirliyor.
Defalarca uyarmama rağmen TIK yok…
“Sen de kimsin ulan?” diyorlar.
Ben de diyorum ki:
Eğer elime bir fırsat geçsin…
Alayınızı sikinden asarım.
Allah, sizleri benim elime düşürmesin…
Eğer acırsam namerdim…
Görmeyin, duymayın…
Orospu çocukları… 

Kenan Akkuş(esrehber)


ESKİŞEHİR VALİSİ GÜNGÖR AZİM TUNA’YA 

Eskişehir Odunpazarı Sümer Mahallesi’nin ortasında yer alan 2600 yıllık Frigya höyüğünün çevresi (45 kaçak villa dahil, Sarar Tekstil fabrikası dahil, yol kenarında sıralanmış fabrika binaları dahil, Fahri'nin arazisi dahil) Porsuk Çayı ile Kütahya yolu arasında kalan toprak altında antik şehir vardır ve Eskişehir turizmine kazandırmak için 10 senedir mücadele ediyorum.

Konuyla ilgili siz Sayın Vali'ye iki sorum var:

SORU 1). 2863 sayılı sit alanı yasası, nasıl ki Fahri'ye kendi arazisinde çivi dahi çaktırmıyorsa, Ilgaz mafyasının 45 kaçak villası, Sarar Tekstil fabrikası ve yol kenarındaki fabrika binaları yıkılmak zorundadır. Şehir içinde başka fabrika bırakılmadığından, Sarar Tekstil de zaten yasa gereği şehir dışına taşınmak zorundadır.

Yılmaz Büyükerşen, Ilgaz mafyasına "yüzde 10 inşaat yapabilir" belgesi verirken, aynı araziyi paylaşan Fahri'ye çivi dahi çaktırmamaktadır. Çünkü Fahri, Yılmaz Büyükerşen'e rüşvet yedirmemiştir. Fahri, kendi arazisinde ailesiyle birlikte bir konteynerde yaşamaktadır.

Yılmaz Büyükerşen'e milyonlarca dolar rüşvet veren Ilgaz mafyasına paşa muamelesi yapılırken, konteynerde yaşayan Fahri'ye köpek muamelesi yapılmaktadır.

Eskişehir’de Adalet bu mudur?

SORU 2). 45 kaçak lüks villanın yer aldığı Ilgaz sitesinin tam ortasından geçen “Eski Değrimen Yolu”, Odunpazarı Belediyesi’nin kayıtlarında “umuma açık” olarak gözükmektedir. Bu yolun her iki girişinde barikatlar vardır ve özel güvenlik elemanları tarafından korunmaktadır.

Bu durum Anayasal suçtur. Umuma açık olan bir yolu hiç bir şahıs kapatamaz, halkın geçmesi engellenemez.

Eskişehir’de Adalet bu mudur?

Eskişehir Valisi Güngör Azim Tuna, bu iki adaletsizlik örneği hakkında işlem yapmalıdır.

Saygılarımla… 18/02/2014 Kenan Akkuş 

ESKİŞEHİR VALİSİ SAYIN GÜNGÖR AZİM TUNA'YA,

45 adet olduğu söylenen fakat gerçekte 70 civarında olan, 1. derece arkeolojik sit üzerine sahte ruhsatlarla (tadilat ruhsatı) inşa edilen havuzlu lüks villaların yıkılması, altında bulunan 2600 yıllık Frigya Antik Şehrinin ortaya çıkarılması gerekmektedir.

Milleti makyaj çektiğiniz 100 yıllık Odunpazarı Evleri'yle, uyduruk şatolarla, uyduruk korsan gemileriyle aldatmayınız...

"Kültür Başkenti Eskişehir" masalını aklı başında insanlar yemez. 
Bunlar rüşvetçi vatan haini alçak şerefsizlerin halkı kandırmak adına tezgahladıkları düzmece işlerdir.

Eskişehir'in gerçek kültürü lüks villalar altında yatarken...
2600 yıllık miras, villa temelleri açılarak yağmalanırken...
İlgili makamlar rüşvet karşılığında yağmaya seyirci kalırken...
Aynı araziyi paylaşan namuslu insanlar çivi dahi çakamazken...
Eskişehir Valisi de olsa yapılan zırva etkinlikler için "kültür" kelimesini kullanmak, tarihi bilmemektir.

Bu güzel şehrin iki adet kültürü vardır: Porsuk Çayı ve 2600 yıllık Frigya Antik şehri...
Kamuoyuna ve siz Sayın Vali'ye sunarak ben görevimi yaptım.
Şimdi sıra sizde...
Lütfen göreve...
20/02/2014

Kenan Akkuş

ESKİŞEHİR HALKI, KENDİSİNİ KİM DOMALTIRSA ONA OY VERİR…
BU HER ZAMAN BÖYLE OLMUŞTUR…









FOTOĞRAFINI GÖRDÜKLERİNİZ:

AK PARTİ KURUCUSU, KATİL, HIRSIZ, SAHTEKAR,

RÜŞVETÇİ, HORTUMCU, UYUŞTURUCU TACİRİ,

TARİHİ ESER KAÇAKÇISI, SİT ALANI YAĞMACISI

SU KATILMAMIŞ SEK ORROSPU ÇOCUKLARIDIR…






ESKİŞEHİR ADLİYESİNDE YÜZLERCE DAVAYA GİRDİM...
2004-2014... TAM 10 SENE OLMUŞ...
YUKARIDA ALLAH ŞAHİT...
BİR TANE NAMUSLU ŞEREFLİ, DÜRÜST, DEVLET VE MİLLET İÇİN HİZMET EDEN NE SAVCIYA RASTLADIM... NE HAKİME...
HAKKIMDA İDDİANAME HAZIRLAYAN TÜM SAVCILAR...
BENİ YARGILAYAN TÜM HAKİMLER RÜŞVETÇİ OROSPU ÇOCUĞU ÇIKTI...
FAKAT SUÇU NE SAVCILARDA ARIYORUM, NE HAKİMLERDE...
TEK SUÇLU VAR: ADALETİ FAHİŞE YAPAN GÖT KANSERİ TAYYİP...
ALLAH DAHA BETER ETSİN...
ALLAH MAKİNALARLA SIÇIRMAYI NASİP ETSİN...

Kenan Akkuş (esrehber)

https://www.facebook.com/photo.php?fbid=533816816725168&set=a.119966268110227.21113.100002905645532&type=1&theater



RÜŞVETÇİ HAKİMİN KİMLİĞİNİ ELE GEÇİRDİM








OROSPU ÇOCUĞU  MUSTAFA ILGAZ BAKIN NELER ANLATIYOR

Ünlü hırsız Mustafa Ilgaz, Show TV’ye çıkmış da benim haberim olmamış.
Show TV’nin çektiği görüntüleri kendi sitesine koyarak gerzek avlamaya çalışıyor.
Yani yeni yapacağı kaçak villalara müşteri arıyor.

Seyretmek isteyene işte adres: http://www.ilgazlar.com.tr/riverside.php
Daha büyük seyretmek isteyene: http://ilgazlar.com/older/vidyo.swf

Diyor ki: “Bu proje  iki bin yılında başladı”.
Hassiktir şerefsiz…
1993 yılında temel açtığınıza dair elimde mahkeme kararı var.
1994 yılında Odunpazarı Belediyesi’nden “tadilat” adıyla ve rüşvetlerle aldığınızı belgeleyen Odunpazarı Belediyesi’ne ait elimde belge var.
Kimi kandıracağını sanıyorsun sen orospu çocuğu?
Anasını siktiğimin dölü…

Diyor ki: 43 tane tripleks villa yaptık, 37 daha yapacağız, toplam 80 olacak…
Ulan orospu çocuğu…
Büyükerşen sana  yüzde 10 inşaat yapabilirsin diye bir rapor vermiş.
Altı oda, bir salon, garaj diyorsun…
Senin bu yaptığın kaçak villaların her biri 100 metrekareden az değil.
Üstelik havuz ilave ediyorsun.
Toplam 150 metrekare eder.
43 tane 150 metrekare ne eder?
Dönüm başına kaç metrekare inşaat yapmışsın, hadi gel Sayıştay’a hesaplatalım.
Çünkü bu araziyi senin sanıyorsun ama değil, devletin arazisi…
Burası 1. dereceden korunması gereken antik sit…
Emniyet Genel Müdürü Mehmet Kılıçlar’ın imzalı mühürlü belgesi var elimde.
Demek ki burayı Sayıştay gelip ölçecek biçecek…
Hadi, anasını siktiğim piçi, çağır Sayıştay’ı da ölçtürelim…
Bu arazi 250 dönümmüş…
190 dönümü yeşil alanmış…
Siktir ordan şerefsiz hırsız…
Amerikaya gitmiş de…
Orada örnekleri inceleyip projeyi Eskişehir’e getirmiş de…
Senin yalanlarını sikeyim orospu çocuğu…
Seni yaptığın villaların temeline gömmeyen bu Kenan, senin gibi korkak ibne olsun…
Ananı sikeyim…
Hırsız piç…


Kenan Akkuş (esrehber)







ESKİŞEHİR VALİSİ GÜNGÖR AZİM TUNA’YA SORALIM:


              BU NE İŞ VALİ BEY?



Gördüğün bu lüks villalarda bol miktarda orospu çocuğu ikamet etmekte…
Eskişehir’in zenginleri:

Kiremit fabrikası sahibi birkaç piç…
Çikolata fabrikası sahibi birkaç fahişe…

Ülkemin saygın Meclis’inde görev yaptığına inanan birkaç eski milletvekili pezevenk…
Şanlı ordumun yüzkarası birkaç general…

Doktorluk yaparak şanlı ordumu sömürmüş birkaç albay puştu…
… ve daha bir sürü kendini vatansever gören uyuz eşekler sürüsü…

Bir de Büyükerşen’in sümüklüsü Cemal Okan Yüksel para denkleştirip villa alacaktı buradan, henüz haberi gelmedi…

İşte yukarıda sıfatlarını saydığım şerefsizler, kaçak villaları inşa eden Şenol Ilgaz’ın gırtlağına sarılıp:

“-Ulan şerefsiz, bana sattığın villa kaçak çıktı. Odunpazarı Belediye Başkanı AKP’li Burhan Sakallı’nın verdiği ruhsatlar sahte çıktı. Birinci derece sit alanına nasıl villa yaparsın da bana sahte ruhsatla satarsın şerefsiz…” Diyemedi… Demedi…

Çünkü hepsi, bu arazinin 1980 yılında sit alanı olarak tescil edildiğini, villaların altında 2600 yıllık antik şehir olduğunu bile bile milyonlarca dolarını Piç Şenol’a verip işte bu lüks villaları satın aldılar…

Kimler onlar?
Yukarıda sıfatlarını saydığım orospu çocukları.

Piç Şenol’un 2863 sayılı sit yasalarının ırzına geçtiğine şahit oldukları gibi, suç ortağı da oldular.
Dahası bu yasa dışı işlere göz yumarak yardım ve yataklık ettiler…

Piç Şenol ve çetesinin, “antikacılık belgesi” olmadığını bildikleri halde, birinci dereceden korunması gereken arkeolojik sit alanının her bir köşesinden 2600 yıllık Frigya antikalarını gün yüzüne çıkardıklarına ve yasadışı bir şekilde sattıklarına şahit oldular.

Bu yasadışı işlere göz yummaktan suçlu oldukları gibi, ihbar etmedikleri için Piç Şenol ve çetesiyle ortak çalıştıkları, yasadışı işlerden nemalandıkları, vatana ihanetle suçlanacakları da artık ortadadır.

Çünkü yasadışı çıkarılan antikalar Milletimizin ortak malıdır.
Milletin ortak malını çalanların anası sikileceği gibi, göz yumanların da anası sikilmelidir…

Yargılanacakları günü sabırla beklemeliler…
… ve güvenlik… Emrindekiler asgari ücretinin peşinde olan sıradan insanlar fakat başlarında bir çakal… Başkomiserlikten emekli bir çakal… Hiç mi görmedi bu yasadışı işleri?

Villalara nazır 2600 yıllık Frigya höyüğünün yağmalandığı da ispatlanmıştır.
CNN ve Radikal Muhabiri Ömer Erbil’in bana anlattığı ses ve görüntü kayıtları delil olarak yeter.

Emniyet Genel Müdürümüz Mehmet Kılıçlar’ın imzaladığı belge de buna ilave edilirse…
Yukarıda sıfatlarını saydığım şerefsizlerin anasını sikeceğim demektir…

Çünkü: Öyle anlaşılıyor ki Riverside sakinleri tüm yasadışı işlerde Ilgaz mafyasıyla suç birliği yapmış ya da suçları görmezden gelerek suçlu şahıslara yardım ve yataklıktan kodesi boylayacaklardır…

Tabi bu ülkeye temiz bir adaletle birlikte daşşaklı bir adam gelirse…

Kırmızı ceylan derili koltuklar kimlere baki kaldı ki?

Umudumu kaybetmeden bekliyorum…

Bekleyip görelim Sevgili Vali’m…

Saygılar benden olsun…

Kenan Akkuş (esrehber)








FAHİŞE DOKTOR  GÖNÜL  BAYLAN  KAYGISIZ…

Eskişehir savcılarından Celalettin Karanfil’in tezgahıyla,
Ilgaz mafyasının 5 cinayetini, antika kaçakçılığını,
Sahte ruhsatlı 70 kaçak süper lüks villayı,
Yağmalanan Frigya höyüğünü,
Subay Orduevi’nde yapılan sahtekarlıkları,
Devlete yapılan hırsızlıkları,
Özel şirketlere yapılan sahtecilikleri,
Uyuşturucu ticaretini örtbas eden savcı ve hakimlerle suç birliği yapan,
Ilgaz mafyasından bol sıfırlı rüşvet yiyen,
Eskişehir Devlet Hastanesi Psikiyatri Uzmanı

DR. GÖNÜL BAYLAN KAYGISIZ…

Adli Tıp Kurumu’ndan “SAĞLIKLIDIR” raporum olmasına rağmen,
Beni hiçbir surette muayene etmeden…
“Kenan Akkuş’un  Bakırköy Akıl Hastanesine kapatılması uygundur” raporu tanzim etmiştir.
Allah belanı versin, orospu…
Bana aldırdığın uyduruk deli raporunu Yargıtay bozdu…
Şimdi ne bok yiyeceksin orospu?
Benim, ailemin, çocuklarımın  hayatıyla oynayan fahişe kaltak…
Eğer bu ülkenin adaleti senin diplomanı iptal etmezse, senin geleceğini de ben iptal edeceğim…
Bekle ve gör…
Amına koyduğumun orospusu…


Kenan Akkuş (esrehber)









ÖNCE SOYDULAR...
SOYDUKLARINI YERİNE KOYMAK İÇİN YÜZLERCE İŞÇİYİ İŞTE BÖYLE GASP ETTİLER...
GASPÇI ŞEREFSİZLER...

OSMANGAZİ ÜNİVERSİTESİNİ SOYANLAR BAKIN NELER YAPIYOR…

(BİR BAŞKA PERSONELİN ANLATTIKLARINA KULAK VERELİM)(Anlatan bir bayan)



Eyüp Yüksel kim?

MM: Sağlık Kültür başkanıydı. Yemekhane ihalesinin yolsuzluklarından dolayı kendisini işten atacaklardı ama atamadılar.

Hakkında dava açıldığını duymuştum.

MM: Onun yüzünden 12 kişi atıldı.

İşten atılmış ve tekrar işe alınmış, öyle mi?

MM: Evet, yönetimdekilerin elleri mecburdu. Beni yakarsanız ben de sizi yakarım dedi. Ali Urazel onu kütüphaneye müdür yaptı. Yolsuzlukları ortaya çıkınca hemen akabinde müdür oldu, olaylar kapatıldı. Eyüp Yüksel bunları yalnız yapmadı. İşin içinde Ali Urazel de vardı. O yüzden Eyüp Yüksel’e bir şey yapamadılar. Kütüphane Müdürü Ekrem Budak’ı da Eyüp’ün yerine getirdiler.

Yani Eyüp Yüksel ile Ekrem Budak’ı takas mı ettiler?

MM: Evet, Eyüp’ü atmaktansa ve rezil kepaze olmaktansa sorunu bu şekilde çözdüler. Herkes mutlu oldu.

Allah mutluluklarını daim etsin.
Okullarda görevli bir temizlik işçisi dedi ki: “Yemediğimiz yemekler için bize kabarık fatura kestiler. 500-600 TL arası paralar aldılar. İşten atılma korkusuyla çoğu hemen ödedi. Maaşlarından kesildi. Bazıları itiraz etti. İnanamadım.

MM: Evet, doğru. Bu olayı da biliyorum, yediğiniz yemek daha pahalıymış, açık varmış diye işçileri soydular.

Fakat şimdi yine yüzlerce işçiden açıktan 300-600 lira arası para istiyorlarmış.

MM: Her ay yemek yiyenlerden para kestiler 1 yıl boyunca, bu olaylar 3 yıl öncesinde olmuştu. Eyüp Yüksel’in yaptığı soygunu Ekrem Budak işte böyle yasadışı bir şekilde kapatmaya çalışıyor olmalı. Suçu bir başka suçla örtbas etmeye çalışıyorlar.

Şimdi olandan bahsediyorum, yine istemişler.

MM: Tekrar açık çıkmıştır, kapatmak için her şeyi yaparlar. Ekrem Budak cebinden ödeyecek değil ya? Ali Urazel zaten işçilerin soyulmasına rıza gösterecek kadar vicdansız biridir. Bu üçlü aralarında anlaşmadan Ekrem Budak gasp yapamaz.

Yani diyorsun ki Ali Urazel, Eyüp Yüksel ve Ekrem Budak, masum işçileri organize bir şekilde gasp ediyor…

MM: Durum onu gösteriyor.

O zaman bu üçlüye çıkar amaçlı suç örgütü kurmak ve organize bir şekilde işçileri soymak suçlamasıyla dava açılabilir.

MM: Ben savcı değilim ki, anlamam. Bir avukat bulup inceletmek lazım. Bunun soygun olduğu muhakkak. Fakat işçiler atılma korkusuyla gasp edilen para olayını inkar edebilir.

Bende belgesi var. Bir işçinin yemediği yemek yüzünden icraya verildiğinin belgesi. Bu bana yeter.

MM: Kongredeki temizlikçilerden de istemişlerdi, hepside mağdur olmuştu.

Bir de maaş olayları varmış. O nedir?

MM: Çalıştırılan işçilerin, maaşları yattıktan sonra işçilere 15 gün geç ödediğini biliyorum. Fakat güvenlikçilerin olayı başka.

Nasıl başka?

MM: Güvenlikçilerin maaşları 45 gün geç ödeniyor. 180 güvenlikçi var. Bir buçuk ay maaşları geç ödeniyorsa, yönetenlerin cebine bir buçuk aylık banka faizi giriyor demektir.

Ne demek bu?
MM: 180 güvenlikçinin parası bankaya bir buçuk aylığına yatırılıyor diyorum. Faiz geliyor… Banka faizi… Yöneticilerimiz köşe diyorum…

Yani 180 güvenlikçi bin lira maaşla çalışsa, bir buçuk ayda 1500 lira alır. Ortada 270 bin lira güvenlikçi maaşı olur. Bu parayı bir buçuk ay bankada tutsalar ne faiz alırlar bilmiyorum. Neyse, Biz Eyüp’ten bahsedelim.

MM: Eyüp Yüksel'in Odunpazarı İş Bankası üstünde evi var. 350 bin liraya aldığını söylüyorlar. Yayla gibi bir daire.

Doğrudur.

MM: Kalbi delik bir oğlu var, delikanlı… Çok paralar harcıyolar onun tedavisine. Sürekli Ankara’ya götürüyorlar. Üç çocuğu var.

Maşallah çocuklarına kadar biliyorsun.

MM: Benim işim bu. Öğrenmek…

Başka?

MM: Karısı çalışmıyor. Bir memur maaşı bu karadar masrafı kaldıramaz. Aslında Eyüp Yüksel’le ilgli haber yapsanız
Çok şeyler dökülür ortaya.

Ne yapayım mesela Eyüp Yüksel ile ilgili?

MM: Yemekhanenin yolsuzu eski sks başkanı neden işten atılamadı? Ali Urazel neden kütüphane müdürü ile yer değiştirildi? Neden bu ihaleye fesat karıştırma işinde 12 kişi işten atıldı da, bunun başı olan Eyüp Yüksel’e bir şey yapamadı? Gibi…

Şimdiki yemek işlerine bakan Ekrem dürüst biri mi acaba?

MM: Olabilir… Hiç bir şeyini duymadım ama çok kıldır. Hiç sevilmez. Fakat işçileri soymak için diğer iki soyguncuyla ortak çalışıyorsa, o da yolsuz demektir.

Suçu suçla kapatan iki soyguncuya ayak uydurmuş…

(devam edecek)

Kenan Akkuş 


NOT: Diyeceksiniz ki Rektör Hasan Gönen'in bu soyguncularla ne ilişkisi var da fotoğrafına yer verdin?

Sorumlu olduğu kurumla, Üniversite yönetimiyle hiç bir ilgisi yok. Emrinde görev yapan hırsızlar her boku yiyor, denetleyen yok. Rektörün danışmanları bile Üniversitenin yönetiminden bihaber. Amacım, Şehrimdeki bir üniversiteyi aşağılamak değil. Yargı'nın bu olaylara el koyması ve Osmangazi Üniversitesi'ne yakışır dürüst bir yönetimin başa gelmesi dileğimdir, isteğimdir...

Bir de Ilgaz soyadlı orospu çocuklarından uzak dursalar, üniversiteyi soydurmasalar daha mutlu olacağım.

Ben bir Eskişehirliyim ve görevimi layıkıyla yapıyorum.
Bütün Eskişehirlileri göreve davet ediyorum.






BU KONUDA BAŞBAKAN AÇIKLAMA YAPSIN:

BAŞBAKAN TAYYİP, ILGAZ MAFYASIYLA HANGİ İŞİ YAPTI?
Dilekçelerinde bakınız ne yazıyor:

Vekil edenlerin iş yaptığı kurumlar olan: Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü, 1. Taktik Hava Kuvvetleri Komutanlığı, Genelkurmay Başkanlığı İnşaat ve Emlak Dairesi, Odunpazarı Belediyesi, Tepebaşı Belediyesi, Büyükşehir ve Diğer Belediye Başkanlıkları, Eskişehir İl Emniyet Müdürlüğü, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı, Başbakanlık… ve daha birçok…”

Ilgaz soyadlı piçler, bu okuduğunuz makamlarla iş yapmış…

Şimdi soruyorum: 

YILMAZ BÜYÜKERŞEN’E: “Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Ilgaz mafyasıyla hangi işi yapmıştır? Eğer varsa benim bilmediğim bir iş, bunu kamuoyuna açıklaman gerekiyor. Hadi bekliyorum…” Madem ki Ilgaz mafyası bu iddiasını mahkemelere kadar taşıyor, AÇIKLAMAZSAN ŞEREFSİZSİN…

Selami Vardar’ın belediye başkanlığı zamanında yaptırılan bir iş var: Eskişehir Terminali… Ilgaz mafyasına 50 milyon dolar ödenmiş, oysa Ilgaz mafyası Eskişehir Terminali’ni 5 milyon dolara maletmeyi becermiştir… Kar 45 milyon dolar…

ALİ İHSAN KARAMANLI’ya: (Eskişehir Organize Sana Bölge Müdürü): Asla yalan söylemediğimi bilenlerden birisin. Sana bazı konuları ileterek zaten bunu ispatladım. Organize Bölgesi’ndeki tüm asfalt işlerini Ilgaz mafyasının yaptığını ve ne fırıldaklar döndürdüklerine zaten şahit olduk. Şişirilmiş faturalarla tahsil edilen trilyonlar… Bunları inkar edemezsin. Diğer iş de arıtma tesisi… Bu işten de trilyonları bulan vurgunlar yaptıklarını öğrendim. Suç duyurusu dilekçelerim yırtıldığı için şikayet edebileceğim bir makam yok. Zamanı gelince bu defter de açılacak… Bunların dışında Ilgaz mafyasıyla bir iş ilişkisi içinde olduysan lütfen kamuoyuna açıkla.

BİRİNCİ TAKTİK HAVA KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI (Eskişehir’de): Ilgaz mafyasının bu kurumla iş yaptığını bilmiyorum. Eğer varsa, komutanlar açıklasın. Eskişehir Subay Orduevi Binası’nı yenileme ve kolonları güçlendirme ihalesini Savunma Bakanlığı’nın verdiğini bana söyleyen zaten 1. Taktik Hava Kuvvetleri Komutanlığı’dır. Subay orduevinde ne bok yediklerine bire bir şahit olmuş 3-5 kişiden biriyim. Patlatılan bir beton kolun… Sıhhi tesisat işinde kullandıkları binlerce adet paslı ve çürük malzeme… Güya bu binayı yenilediler… Binanın ağzına sıçtılar desem doğrudur. Genelkurmay, Ilgaz soyadlı yalancı pisliklere “TEŞEKKÜR PLAKETİ” bile verdi. Allah belanızı versin…

GENELKURMAY BAŞKANLIĞI : Bu kurumla iş yaptıklarını görmedim, varsa Genelkurmay açıklasın. Eskişehir Subay Orduevi Binasını yenileme ve beton kolonları güçlendirme işini Savunma Bakanlığı’nın verdiğini biliyorum. “Genelkurmay’dan geliyoruz” diyerek benden ifade alan Albay Hüseyin Işık ve yanındaki iki asteğmenle ilgili ses kayıtları bendedir. Genelkurmay isterse teslim edebilirim. Genelkurmay’a ihbarlarım örtbas edilmiştir. Eskişehir Subay Orduevi Müdürü Albay Mehmet Güldoğan, Subay Orduevi’nde yapılan yasadışı işleri örtbas etmek için Ilgaz mafyasından rüşvet yemiştir. Yine benden ifade alan Albay Hüseyin Işık, iddialarımı örtbas ederek ve yalan rapor düzenleyerek Ilgaz mafyasından rüşvet yemiştir. Bu bir suç duyurusudur, Genelkurmay’ın benden ifade alması gerekmektedir. Yüzlerce kere söylediğim gibi yine tekrar ediyorum: Eskişehir’de 5’lik bir deprem olursa, ilk yıkılacak bina Eskişehir Subay Orduevi Binası’dır…

ESKİŞEHİR İL EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ: Ilgaz mafyasının bu kurumla yasal olarak ne iş yaptığını bilmiyorum. Emniyet’in yeni müdürü araştırsın ve bunu kamuoyuna açıklasın. Ilgaz mafyası Eskişehir Emniyeti’yle yaptığı yasadışı işleri anlatmak istiyorsa, doğrudur, yasadışı olarak çok iş yapmışlardır… Antika kaçakçılığı, rüşvetler, hırsızlıklar, uyuşturucu ticaretine göz yummalar… Eskişehir Kaçakçılık Şubesi’yle ortak yaptıkları tarihi eser kaçakçılığı, Çukurhisar Trafik Bölge Müdürlüğü’ndeki memurlara yağdırdığı rüşvetler… Bunların dışında bir işleri var mı acaba?

ESKİŞEHİR CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI: İşte bu kurum, Ilgaz mafyasıyla hangi işi yapmıştır. Ilgaz mafyası iddia ediyor: “Vekil edenlerin iş yaptığı kurum”muş… Açıklamayan orospu çocuğudur. Yasal bir iş yaptıklarını görmedim ve duymadım. Yasal olmayan yüzlerce iş yaptıklarına ise şahit oldum: Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı’nda görevli hakim ve savcıların yüzde ellisi Ilgaz mafyasından beslenir… 1. dereceden korunması gereken sit alanı üzerine yaptıkları 77 kaçak villayı örtbas etme adına rüşvet yemekdeler. Ilgaz mafyasının belgeli cinayetlerini örtbas etme adına rüşvet yemekteler. Devletten yaptıkları hırsızlıkları örtbas etme adına rüşvet yemekteler… Devamını anlatmaya lüzum yok, sağır sultan bile duydu, Başbakan Tayip duymadı… Kulağına dütleyeyim şerefsizin…

BAŞBAKANLIK: Ilgaz mafyası, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı’na da iş yapmış. Hangi işi yaptıklarını Başbakan Tayyip açıklamalı. Eğer Tayyip açıklayamıyorsa, namussuzun, şerefsizin tekidir. Hadi bekliyorum…

ODUNPAZARI BELEDİYESİ: AKP’li Başkan Burhan Sakallı, Ilgaz mafyasına hangi işi yaptırmış, lütfedip açıklasın. Bu iş yasadışı olan iş ise,bunu bilmeyen kaldı mı? Ilgaz mafyasının kaçak villalarına sahte tadilat ruhsatı düzenleyen Burhan Sakallı… Bu arazinin imar izni yok ki? Elbette rüşvet karşılığında ruhsat düzenleyecek… 

TEPEBAŞI BELEDİYESİ: Önceki AKP’li Başkan Tacettin Sarıoğlu’nun da… Şimdiki CHP’li başkan Ahmet Ataç’ın da Ilgaz mafyasıyla iş yaptıklarını hiç duymadım ve görmedim. Hele Ahmet Ataç’ın Ilgaz pislikleriyle muhatap olacağına da asla inanmıyorum. Eğer Tepebaşı Belediyesi geçmişinde Ilgaz Mafyasıyla bir iş yaptıysa, bunu kamuoyuna açıklamalı. Çünkü orospu çocukları yalan söyleyerek hakimleri, savcıları kandıracaklarına inanıyorlar. Yalan ve düzmece iddianameler hazırlatmalarına gerek yok ki, pislik şerefsizlerin işi gücü rüşvet... Parayla her kapıyı açıyorlar... Paralarını sktmni orospu çocukları...

GÖRDÜĞÜNÜZ ÜZERE DİLEKÇEDE İSMİ GEÇEN KURUMLAR YA ADAM GİBİ AÇIKLAMA YAPARLAR…

YA DA OROSPU ÇOCUĞU OLARAK KALMAYA MAHKUMLAR…


Kenan Akkuş (esrehber)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder